Temmuz 31, 2006

Posted in eski 5:11 pm tarafından mer

Kaçtım kendime saklandım her küstüğümde
Vazgeçtim aynalardan vakitsiz uykularda
İnsan kendine rağman yaşamayı bilmeli bazen

bugün koşarkene film izledim. eski türk filmi. başrol oyuncusu en sevdiğim türk filmi artistidir. filmin adı küçük hanımefendi. ve başrollerde belgin doruk ve ayhan ışık. öyle şekerdi ki. konuşmaları mektuplaşmaları. kuçuk hanım kuçuk hanım diye dadısı geldi ve mektubu verdi. kucuk hanım heyecanla kalbine koydu ve koşarak odasına gidip yatağına attı kendini. attığında bi bacağı havadaydı. sonra üzücü mektubu okurken inmeye başladı bacağı. çok komikti. neyse işte. sevdim ben siz de izleyim nostalji yapın falan..

şimdi sırada istekler ;

*neden beğenmedim seni hadi şöyle ol deriz ki değil mi a dostlar. ım arkadaşım x senin şu huyun iyi değil bak. sen değiştir ona göre arkadaş olalım. bu mümkün müdür? hayatın özü denge midir mesela? herkes birbiriyle denk mi olmalıdır ki arkdaş sevgili eş vb. olsunlar? nedendir istenir bu bilmiyrum. ama sanırım hepimizin başına gelen şeyler bunlar. belki de bazen istediğimiz şeyler. hani arkadaşımızı da kendimiz gibi bilmek isteyebiliyoruz. ama bilmiyoruz ki o odur ben ben sen sen. illa denge kurucam diye uğraşmak lazım. bazen zıtlıklarla öyle güzel anlaşılır ki. insan olmayı da bilmeli sanırım bazen…
*sac ; ben ankaradaki abime tekirdağdaki teyzeme slm söylüyorum

Kim demiş aşıklar hep mutlu olur diye
Hesapsız seveceksin, canın ağzına gelsede
Vururken yalnızlık yüzüne
Sen pay edersin gönlünü onlarca hüzüne

birde burdan beni okuduğu haberini aldığım börni’ye selamlar gönderiyorum. en kısa zamanda gelicem :P

Reklamlar

Temmuz 30, 2006

Posted in eski 4:16 pm tarafından mer

otobüste gördüm.:p çok şeker bir çocuk değil mi? yaramazlık gözlerinden okunuyor. ama olsundu. böyle bi çocuk olsundu ama yaramaz olsundu. ay bunu görsen yersin. tabi çekiminde güzelliği daha tatlı etmiş çocuğu. hele ben bi prof. fotoğrafçı olayım da yeğenim ömeri çekeyim en karizmatiğinden.

Temmuz 25, 2006

Posted in eski 6:20 pm tarafından mer

salata yemek güzel şey. şimdi 5 gündür akşam yemeğim olan salatanın tarifini vereceğim sizlere. :p
öncelikle göbek salatayı doğruyorsunuz elinizle olması tercihtir. amacımız vitaminin gitmemesi falan. devamında domatesleri alıyorsunuz küpküp şekilde kesiyorsunuz birgüzel. sonra salata kabına boca ediyorsunuz hepsini. devamında içine zeytin,peynir,salatalık,biber diyette değilseniz ceviz,kuru kayısı falan filan koyacaksınız. sos olarak ben elma sirkesi ekliyorum sadece. siz salata sosu olarak herşeyi kullanabilirsiniz. mayonez falan.. işte akşam yemeğimiz. bu kadar..
nerden esti de salatadan bahsettim ben. çünkü biraz önce (ki yazmak da zorlanıyorum) parmağımı kestim. tam da kırmızı domatesleri küp küp doğrarken kesiverdi bıcak parmağımı. ve domatesin rengi pembe kaldı kanımın yanında :p şimdi gerçekten düşünüyorm kanlı bi domates mi oldu diye? ama sanırım ben hemen bastırabildim üzerine. ve ananemden son inci;
_ a kızım ben de ne güzel şarkı söyleyerek doğruyorsun öle. hep böyle ol diyecektim. nazarım değdi dedi.
_teşekkürler ananee..
(asıl kesişimin nedeni aklıma geldi de.. bi şarkı çıktı televizyonda. evet ben de eşlik ediyordum. ve bu şarkıyı kimin bana gönderdiği, neler ifade ettiği falan gelmişti ki aklıma. evet acımadım.kestim…)

he evet benim böyle kitlelere şarkılar söyleyesim var biliyor musun? hele bugün koşarken çıkan şarkı bana süper bir ritim verdi. dımtısı öyle güzel ki. hemen aktarıyım.. mana itibariyle kötü sayılmaz :p

içime attım ne varsa
çalıştım herkesi
Aşkı da sevdim kavgayı da
Anlatamadım ki

Hiç korkmadım çelişkiden
Onaylanmadan ilişkiden
Ne çoğaldım övgüden
Ne azaldım yergiden

Kendimi sakladım görmeyi bilenlere
Vitrinime değil iklimime gelenlere
Deliyim aslında Allah’ına kadar deliyim
Kalbimi vereceğim aslımı görenlere

ayh falan işte…

buarada ben şaka maka yazar oldum ya biliyosunuz mu? ehe.. süperim ya :p

Temmuz 24, 2006

Posted in eski 6:12 pm tarafından mer

MeRVe*’s flickr score: 2934

ya ya böyleymiş. :p vişne gösterdi burayı. pek farklı birşey yok. öylesine işte score vermiş nedense. bugünlerde böyle flickrdan gidesim falan var. hiç makinayı elime almıyorum. ama almamanın yanında fotoğrafçılık kursları araştırıyorum. ve tabii ki bir makina. ki çünkü zayıflıyorum. ki ne alaka dersiniz. bir ben bilirim bir de Allah :) ayh neyse… dediğim gibi kursa gitmek eğitim almak istiyorum feci halde. he birde fransızca kursu planım vardı. tam kendimi yapabileceğime inandırırken televizyonda trt3 mü ne fransızca öğreten bir program çıktı karşıma. dedim bi ön bilgi falan olsun. aman Allahım.. kusucaktım… halbuki narin bi dil..
yoksa nakış, biçki dikiş kurslarına mı gitsem yahu.. :) sonrada bir elişi blogu açtım mı.. değmeyin keyfime. yatakörtüleri mi dersiniz.. danteller mi dersiniz.. çeşitli çantalar falan.. tabii ki yemek de eksik olmazdı. ne iyi olurdu. :p tam tipik ev kızı blogu yaparım. süper olur. belki başka bloglardan beni isteyenler bile çıkar. ha neden olmasın? :p
_yeşilmavi.blogspot kızımızı …….blogspot oğlumuza istiyoruz.
_şey sırf yazı yazmak için mi? :p
(gerçi sırf blogspot olarak ayırmamak lazım. belki bi org belki de blogcu:p)
_kızımız kendi bilir…

ve kızla oğlan buluşur ve sorular..
_ ıı kaç yıldır blogunuz var
_ ıı kimler de linkiniz var?
_ ahaha nahnu da linkiniz yok mu?cıks..
_ ben bi com.tr adres isterim..
….
neyse canım tipik ev kızı olmak kötü birşey deildir. takdirle izliyoruz.. olmak için çaba? pek kabiliyetim yok dantel işlere.. entellik? hiç bana göre değil. biri yemek mi dedi? he evet 3 kilo verdim:)
aslında çok aşırıya kaçmadan başlamıştık zamanında. hani en kolayından. boncuklardan. devam edemedim nedense. malzemeler duruyor arada bi arkadaş neyin için geçiyorum başına. (ah biliyorum bet sana hala yapmadım:))

Posted in eski 1:17 pm tarafından mer

Sürüklenip gidiyorum, rüzgarının tam önünde,
Bir batıp bir çıkıyorum, ihtimaller denizinde.

Neredeyim bilmiyorum, her taraf sisler içinde,
Ateşim yok yanıyorum, ihtimaller denizinde

Üsküdar'dan ve çaydan vazgeçemeyenler için...

söylemiş miydim ben çayı çok seviyorum. sıcak ama neden hararetini alıyor insanın anlamıyorum. en güzel çayın şekersiz olduğunu biliyoruz hepimiz değil mi? yoksa şekerli mi içiyosunuz. (gel bet hor görelim :p) gel seninle bi çay içelim dese biri size. çay içmekse amaç sadece , iyi bir içici olmalı. siz 5-6 bardak içerken o 1 taneyi zor içiyorsa içtiğinizden haz alamazsınız. demek ki çay içmek beraberce olunca güzelmiş. tek başına çay içmek bile kötüymüş. müş mü? müş.
türk kahvesi mi dedi biri. yok falıma bakacaksanız alayım… :p

*

anneannem beni dövdü :) neden mi? leblebi, çerez vermediğim için. :) ama tuzlu yememesi gerekiyor. bi anlasa.. inşalh yaşlanınca şeker hastası falan olmam. ve torunların benden pastaları kaçırmazlar.. hey torunlarım burayı okuyabildiyseniz. lütfeeen :p

*

Temmuz 23, 2006

Posted in eski 2:20 pm tarafından mer

amacım yok
yaşamak buysa
elimi tut
uçarım yoksa
yüzüme bak
ve sus benle
son defa…

lipton aysti layt şeftalimi içerekten nette dolanmaktayım. pencereden yastığıma gelen güneş ortalığı yakıp kavuruyor. kış olsa da diyorum o sıcacık yastığa yatsam. ama sonra hatırlıyorum ki hep soğuk yastık severim ben. ısınan tarafını dakka da bi değiştirenlerdenim ben. demek ki sadece kışın gelmesini istiyorum. neden mi? bir sıkılıyorum iki artık bi düzene ihtiyacım var. yani ki sıkılıyorum. etraftan da sıkılıyorum hep aynı olmasından. birde olaylardan sıkılıyorum. gene başıma gelenlerden sıkılıyorum. güçsüzlükten sıkılıyorum. korkmaktan sıkılıyorum. sıkılıyorum da sıkılıyorum.. annem bu yazıyı okusa. kız kısmı sıkılıyorum demez. evlenmek istediğini söylemektir derdi. ama annem okumayacağına göre rahat rahat yazabiliriz. neyse işte. sıkıldım biraz hareket biraz heyecan istiyorum. ayh yok pardn hareket istiyorum derken 5 km koşmak değil…
sanırım 1.500 kilo vermiş bulunmaktayım bugün itibariyle. e 5 kilo vermek için 1buçuk verilmli önce değil mi?

*

zü arkadaşımız blogu kapatmasın diye bi kampanya başlatıyorum efendiler. herkes bi ısrar etsin bakalım. kimin ısrarı kiminin duası kiminin de sevgisiyle geri dönmeli. :p

*

şapka+enkirlisindensakal+gülüş+dişler= daha ne olsun.. olmasın tabii ki de :p

Temmuz 22, 2006

Posted in eski 7:11 pm tarafından mer

benim narin narin narin yarim
suyaa düştü hayaliiim
nolcak şimdi halim..
benim narin narin yariiim..

diye eski emrah şarkılarından birini söyleyerek başlıyorum yazıma. neden mi? bugünlerde emrah gibin dolaşıyorum da ondan. kaşlarım aynı durumda. böle etrafıma aç aç bakıyorum. ki çünkü açım. yediklerimi yazmıyorum çünkü hemen bi bağış kampanyası başlatabilirsiniz. hele birazdan koşmam gerektiği aklıma geliyor ya… hof anacım nerdesin :P

*

meli malı ile konuşayı seviyorum ben ya. anneannem inanmazsınz. sadece miş mış li konuşuyor. ve mışlara öyle bi vurgu yapıyor ki sadece mış dediğini aklımızda kalıyor.
_ bu ilaç karnı acıktırımışş
_ maydonaz çok faydalıymışş
_ böyle yapmak çok günahmışş
_ mışmış mışmış

hele tam kitap okumaya çalışırken uykulu bi vaziyette. mervi sen yasini biliyomsun ezbere.
he anneanne. ozaman oku da takip edeyim. yok anneanne kitap okuyorum. ozaman ben okuyayım ezbere sen dinle, bul yanlışımı. yasiiin…velkuranilhakiiiim… ve mer uyur.

*

he bu arada.. seni seviyim bet.. iletilerine msncek hastayız :)

Temmuz 21, 2006

Posted in eski 12:23 pm tarafından mer


bu yazıya da bayıldım yahu :) ilham verdim sanırım biraz dimi vişnem ? :)
dediği gibi emek ister, dürüstlük ister sevgi. ya da ben isterim :p
peki istediğimi alıyor muyum? e insandan insana fark oluyor efendim. birileri dürüst olurken birileri olmuyor. e olmayanlar olmasa olanların kıymetini nasıl bilirdik değil mi sayın okuyucular :p e timsah sevgileri diyelim biz onlara. diş göstermeden ben ciciyim nidalarıyla yaklaşırlar hani. sonra bi ufak istemem (ki bu isteme yan cebime koydur) sonucunda başka diyar gezintilerine çıkmışlardır falan. aman neyse işte. vişnemiz yazmış biz de eklemeler yaptık. saygı duyuyoruz milletin dürüstsüzlüğüne ve çekiliyoruz huzurlarınızdan efendim.. saygılar selamlar..

Posted in eski 11:09 am tarafından mer

ben bu yazıya bayıldım..

işte bu sana hediyem :p

Posted in eski 9:42 am tarafından mer

insan işte. ne dşündüğü belli değil. kendine bile itiraf edemediği şeyler gün gelip kafasına dank ediyor ve hüzün kalıyor geriye. halbuki diyosun ki ya bırak neden öyle düşünüyosun ki. ama yok işte gitmiyo akıldan ve herneyse işte..

ben en çok dinlemeyi seviyorum aslında. ama dinlemeler bazen içten içe yaralar mı insanı. yaralar..

geçen sene 21 temmuzda hediye olarak bişeyler yazmışız. ama gelip görün bakalım. o arkadaşınızla gece dertleşip ağlarken laf arasında doğum günü olduğunu öğreniyorsunuz. yazık değil mi size efendim. hiç böyle yakın arkadaşın doğumgünü unutulur mu? unutulmadı aslında karıştırıldı. hof çok utanıyorum :p

insanın nerden dostu olacağı belli olmuyor değil mi a dostlar :p her görüşmemizde birbirimize sen kimsin ya napıyoruz burda falan desek de seviyomuyuz birbirimizi nedir anlamadım :) sanırım iyi anlaşıyorz he ne dersin?
aslında bazen birbirimizi kullandığmızı düşünüyorum :) neden dersen.. dert küpü mübarek. o bana ben ona.. hergün bi itirafta bulunuyorum. tutamıyrum kendimi. :) seni seviyorum bebet..

şimdi kendisinin yoğun isteği üzerine bi şiir yazaacağım :p

Bigün ağlarsan omzumda ya da telefonda
Elleri düşünmemek yakışır sana
Takma kafana hiçbirşeyi
Ümitsizliğin bilmez misin ardında
Lalelere vuran ne güneşler parlamada

ayh süperim biliyorum..:p

Jonquille derler adına
Odur template değiştiren haftada
Nasıl sevilmez ki bu kız
Q ups…
Uzun konuşmalar sonunda
İncedir narindir bana göre
Lakin bazen kırılır habire
Lakin bazen de ağlar gece gece
Elbet dileğimiz gülmesidir net alemince :p

ay çok sevdim ben bu işi :p

Doğum günün kutlu mutlu olsun je. en en en kötü doğum günün bu olsun bu şiirlerden sonra özellikle :) bide bi şarkı armağan ediyorum sana canım. (tek sana değil tüm beni tanıyanlara) dinlemezsin ama. bende bi kere dinledim söyleyene değil manaya bakıyoruz..

ben senin olmadığın her yerde canım yeşillenirim
yeter ki düş yakamdan kutupta bile güneşlenirim
bugün benim günüm gönlümce gezer eğlenirim
değerimi bilen usta ellerde elmas gibi işlenirim…

saygılar sunuyorum.. sizi seviyorum…

Temmuz 19, 2006

Posted in eski 11:05 am tarafından mer

yazlık ortamlarına çekirdek mevsimi gelmiş bulunmakta. yürüyüşe çıktığınızda çevre balkonlardan, yanınızdan geçen yaşlı teyzelerden,köşe başı gençlerinden hep aynı ses yükseliyor. çıtçıt çıtçıt çıtçıt…
yazın kalabalıklaşınca hemen bi çekirdekmerasimi başlanır evlerde akşam üzeri. anne seslenir ; yere dökemyin balkona çıkın diye. tv izlemek isteyenler televizyonu balkona çıkarma denemelerindedir.bi yanda bırakın sohbet edelim derler ama çıtçıt olunca konuşmak ne mümükün. o açılan paket bitmeden kalkılması masadan çok ayıptır. bbi kişiye bırakılmamalıdır.
geçen senelerde çekirdek yeme yarışması yapılmıştır evlerden birinde. 10 tane çekirdek tanesi sıra ile yerleştirilir ve start düdüğüyle :p çıtlanmaya başlanır. ilk önce bitiren kazanır. ama hile yoktur ( mesela iki elle yemek falan)
yazlık ortamlarında cumartesi geceleri her siteden ayrı müzik sesleri gelir, sizse odanızda blog yazıyorsunuzdur haykocepkinle beraber. e be hayko damarıma basma ah canım.. zorlama söyleyemem dert benim.. su gibidir berrraktır bu gönül biliyomusun? en iyisi ben gideyim yapayanlız bu diyardan… yolum uzun gör güzelim.. vakit doldu ben gideyim… ah be fırtına…
çekirdek zararlıdır da. hüzünlendirir insanı böyle…

Posted in eski 11:00 am tarafından mer

ne demişler “seninle bir dakika umutlandırıyor beni”
aynen böyle oluyor insanoğluna. kendimden bahsetmiyorum sırf. hepimiz aynıyız. bi umut var içimizde. zaten umudumuz Allah’ ın varlığını daha da tasdiklemez mi.. tasdikler. Rabbim umutsuz bırakmasın bizi. Onsuz koymasın bizi.
evet ne diyordum.. umutlanıyorm. umutlanıyorsun umutlanıyor. ve ben sen o,üçümüzde farklı insanlarız. ve sorun bu işte. ben sen olduğumuzda o olmamalı. o varsa sen olmamalısın. bense belki hiç olmamalıyım…
olsa.. olabilse.. oldurulabilse..

Posted in eski 10:55 am tarafından mer

ve yola çıkılır…
_ baba arabayı ben kullanayım mı?
_ delirme burda olmaz..
_ ya baba uf puf..
ilerleyen yolda…
acı ve ani fren sesleri…
baba hem kontrollü yavaşlar arkadaki arabaların çarpmaması için..hem öndeki arabadan kaçmaya çalışır, hem yana geçer yavaşlar bu kadar işin arasında emniyet kemerini takmamış kızını tutar kolundan…
ve yavaşlayamasaydık ve bi araba daha olsaydı önümüzde..
_ mer sen kesin uçmuştun.
_ baba ben ağırımdır kolay kolay uçmam
_ sen öle san…
eve varış.. şükür namazları eda ediş…

ve telefon… annemi hastaneye kaldırıyoruz der teyze…
acil şifa…

Temmuz 10, 2006

meli mi? malı mı?

Posted in eski 11:26 am tarafından mer

hoşuma giden şeyler değil bunlar. kendine gelmeli insan. ne oldum değil ne olucam “neydim” falan demeli… şükür etmeli. bide rica etmeyi bilenler gün gelip teşekkür etmeyi de bilmeliler. ya özür de dilemeli. suç varsa özür dilemeli yeri gelince af… hep meli.. bazen de malı( unut) hele bazen de mamalı (unut)…
bir de en güzel meli (sev)…
olmalı (aşk)…

!;.’/(+!?

Posted in eski 11:22 am tarafından mer

!!!!
ünlemle biten cümleler kuruyoruz bugünlerde. amaç nokta koymamak. belki ihtiyacımız soru işareti. bi soru işaretimiz olsa keşke. kocaman bi soru işareti. ve hemen bi cevap bulabilsek. ve üç nokta… ve üç nokta…

Temmuz 9, 2006

Posted in eski 5:46 am tarafından mer

tamam biliyorum özel hayata saygım yok. ama gözüm çarptı. şakkıdı şakkıdı yanımda ki genç msj yazıyordu dün otobüste. bi gözüm çarptı *A$kım* dan gelen msjlar gözüküyodu. aman ne güzel bir sevgi insanı dedim. sonra zaman geçti. hala msjlaşıyordu bedavası mı vardır nedir :) bi gözüm daha çarptı. ve ne gözüm varmış yazdığını okudum( bide gelip buraya yazıyorum ya) aynen aktarıyorum. ” he bu arada bi daha bana aşkım deme. paşam de.” :)) uu yavrimu.. :p
ne çok hitap şekli vardır sevgililer,eşler arasında. karşıdaki neden hoşlanır nedir bilinmez. mesela benim annem yılışıklıktan hiç hoşlanmaz. bayramdan bayrama öperiz birbirimizi. ama teyzemde kaldığım 2 gün içerisinde hiç öpülmediğim kadar öpüldüm,iltifatlar aldım. çok fena bişi oldum ben.:) durup durup “kuzucum” dedi teyzem bana. meeleyesim gelmedi değil.hah..

*

bir anlasan derdimi!! bi anlasam derdini!! ne derdimiz kalır ki? dimi?

Posted in eski 5:10 am tarafından mer

nickelodeon vardır bilir misiniz? ben onunla büyüdüm. clarissa ile günlük kavramı oturdu kafama. kendi kendine konuşurdu hayatı içerisinde. tabii kameraya bakarak. sanırım ben de yapıyorum zaman zaman. (sonrasında bu kızımız sabrina oldu. ve devamında filmlerde falan gördük onu.)

sonra iğrençlikler vardı. mesela gerçek canavarlar. ellerinde gözlerini tutan bi canavar vardı misal. ay ne şeker şeylerdi. keşke oyuncakları çıksa. :)
sonra kedi ve köpek vardı.(catdog) tek vücutta bi kafa kedi bi kafa köpek.


ama işte bu çizgi filmlerde hep bi iğrençlikvardı.yani hani şirinlerde ki gibi şekerlikler falan yokidi. tamam rugrast vardı. bebelerin dünyası. sonradan sinamada da mı gösterilmişti bu çizgi film neydi. ya neyse işte. ben severim çizgi film falan. şimdi düşünüyorum hangilerinden etkilendim de böyle bi insan çıktı ortaya diye. kesin şirinlerden diyerek bu yazıyı noktalıyorum efendim. :)

şimdiki yeğenlerin falan izlediklerine bakıyorum da. en son bi iskemle kafa görmüştüm. bizim canavarlar hakkaten şeker geldiler gözüme. sanırım en sevdiğim örümcek adam. başka da adam tanımam süper kahraman falan. kızlar için olan çizgi filmler ise iğrenç magazin programı gibi maşalllah. 90-60-90 mankenler sanki. şekerlik yapmaya çalışıyorlar ama. cıks diyorum. bide sihirli,ecişli büçüşlü çizgi filmler var. ya sanırım küçük yaşlarda olsam bende izlerdim. bi baktı mı merak ediyor hakkaten. mesela sihirili annem dizisinde şu köpek baba ne olacak çok merak ediyorum ben :p
sarina demiştim. çok izlerdim onu da. şimdilerde acemi cadı diye aynısı başlıyor izim kanallarda. sanırım tutulur.kediyi bile konuşturmuşlar. neydi kedisinin adı ya aklıma takıldı. heh salem :)
neyse efendim.. çok çizgi olduk. burda keselim. sağlıcakla kalınız…

Temmuz 8, 2006

Posted in eski 6:20 pm tarafından mer

ya gene rejime giriyorum ben. vatana millete hayırlı uğurlu olsun…

*

oryantal star çıkmış yahu. kızlar mızlar. (mızlar dediklerim de hakkaten varlar) aman alllahım sen aklımı koru. yaşlı başlı adamların ne işleri var böyle yerlerde bi anlasam. sorunlarını mı atmaya çalışıyorlar böyle? ya da kafalarında mı sorun var. anlamıyorum.

*

anlamıyorum demişken…
teyzemde kalıyordum. otobüs durağında duruyorduk. teyzemin bi arkdaşı geldi. yaşlı haylice.. e gitmeseydin teyzeni bırakmasaydın falan dedi. işlerim var dedim. çeyiz mi yapıcan dedi. (tövbee) yok dedim çeyizim hazır merak etmeyin.. e tabi almazlar seni böyle kapamışsın kendini dedi. (heeeyyt.. tutmayın beni.. ) güldüm güldüm geçtim. içimden kusasım geldi.. öyle işte. bugünkü uçan kafayı bahçeşehirde ki yaşlı teyzemize fatihten gönderiyoruz. saygılar…

Temmuz 7, 2006

Posted in eski 8:11 pm tarafından mer

hof…
dertlendim…
insanoğlu böyle işte.
nasıl mı? aynen benim gibi…
bi günü bir gününe uymuyor falan.
ama ama.. eşit olmasın günlerimiz birbirine dimi?
evet olmasın.
iyi olalım…

Temmuz 6, 2006

Posted in eski 8:34 pm tarafından mer

bir pilav günü daha geçti.. :) kameraya çektim arkdaşları. herkes seneye hayatlarında neler olabileceini söylediler. sonradan bi izledim ben söylememişim. :) kimileri çocuk isterken kimileri evlilik kimileride okulla ilgili gelecek istekleri vardı. ben düşündüm de seneye pilav gününe arabayla gitmek istemekten başka bişi istemiyorum. büyük eziyet yahu. yok geç kaldımdı otobüs gelmediydi. anne arkdaşın eşi getirecekti bilmemneydi.. allahtan geç gelişim büyük yankılar uyandırsa da gelecek pilav gününe unutuyorlar :)
pilav gününü anlatmak gerekirse..
organizasyon kötüydü. geç vakte kalması engellenebilirdi halbuki. okadar uzun konuşulmayıverse nolur sanki. aykut kuşkaya ( ki kendisini sırtım dönük dinledim. kızlarla muhabeti tercih ettim. tabii çoğu kız arkadaşımız geçmiş zamanda kendisine hayran falanmış. hiçbir şarkısını bilmiyorum bile. kaldırımlar hariç.. ) dursun ali erzincanlı ( dinleyemedik çok fazla. bi arkadaşı arayalım derken) minik dualar (hakkaten minikler) bide çok tanımadığım birileri vardı. benim için günün güzelliği hocalar,arkdaşlardı. pilav? cıks..
pilav günü öncesinde..
cts pasta vb.. sonrasında yemek yemeyi unutan bir insanla beraber olduğum için yemek yemeyi bende unuttum. tamam pasta,çay,çay,çay,portakal suyu,çay,çay ve cola hepsi de yerli yerindeydi muhabbetle. ama yemek yemeyi unutmamalıydık :)
neyse.. pilavgünü öncesinde okadar açtım ki. ben bile inanamadım. sıcak havada yenmez ama iskender yedim… pişman mıyım.. değilim ya.. gidin başımdan..

cts günü küçük ayasofya diye biryere gittik. ne kadar da hoş hoşluğun dışında o sıcakta fazlasıyla serin bi yerdi. tamam ben kalkalım kalkalım diye diretmemeliydim. ama çabuk sıkılıyorum sanırım.. ki özsütte de öyle olmuştu.olsundu.. güpgüzel bir gündü…
ama güpgüzellikler bitiverirmiş haberimiz olmadan. bu güzellikte bitmiş. darısı diğer günlere..

*

bugünlerde her an bi uyku hali oluştu bende. gece erkenden uyumalar, bilgisayar başında gözü kapanmalar, saat 7 de uyanmalar,msj yazarken elinde tlf uyumalar falan. nazar mı değdi nedir anlamadım. :) ama Allah sizi inandırsın uyku çok güzel, ben de güzelim. süper oluyoruz yahu.. :)

uyku deyince.. öyle kötü korkunç bi rüya gördüm ki anlatamam. her yer kan içindeydi. ve hepside benim kanımdı. bi yaratık vardı. ilk böyle sırtımda bi sıcaklık bi elimi uzatıyorum kan geliyo elime. çığılık çığlığa o üzerimdde ki yaratığı atmaya çalışıyorum gitmiyo pislik. sülük gibi bişi sanki. ıy.. hatta öğ.. hayırlara çıksın efendim. inşlh… ürperdim yahu…

Sonraki sayfa