Aralık 30, 2008

kötü müyüm neyim?

Posted in Mer'i Haller 8:09 am tarafından mer

bi kaç dizi izliyoruz. hatta izlemediğimiz ama sadece reklamlarını görerek takip ettiklerim bile var. çok hakim olmuyorum konuya ama. anlayabiliyorum neler olup bitiğini. mesela aşk yakar, dudaktan kalbe,küçük kadınlar bunlardan bi kaçı. izlemiyorum ama zaplarken yeterince anlaşılıyor.
pazartesileri yol arkadaşım var. özge özberk oynuyor. bu kadını herzaman aynı tip rollere koyuyorlar. herzaman en önde, akıl danışılacak yegane kişi, her zorluğun üstesinden gelebilen güçlü kadın rolleri var hep. bu dizi de öyle. ne gelse başına sen dimdik durmalısın diyorlar kıza. bi gün patlıcak o günü bekliyorum. diziyi izliyorum ama sevmiyorum karakteri o ayrı. neyse.. salı günleri boşuz:) çarşamba avrupa yakası. bide yaprak dökümü vardı ama izleyemedim evleneli. :) sonra perşembe aşk-ı memnu. bide hangi gündü unutum kavak yelleri. ( bu arada kanald dizi isimleri kavakyelleri, yaprak dökümü, akasya durağı:)) nyse.. mazuratım şu ki… dizilerde ki kötü karakterlere bayılıyorum. kavakyellerinde ki mine mesela. böyle birine laf atıyo falan ya nası sviniyorum. iyi yerelre gelsin istiyorum :) sonra aşk-ı memnu da firdevs hanıma bayılıyorum. resmen kötü kadın ama çok hoşuma gdiyor işte. ve çok şık giyiniyor.  bide yaprak dökümünde ferhunde vardı ki. onu da çok severdim izlerken. neyse sanırım içimde ki kötülüğü onlarda görüyorum :p
birde.. taa zamanında… jetgiller vardı hatırlarsınız. sonra aynı zamanlarda taşdevri. bigün geldi jetgller geçmişe taş devrine gitmişlerd. çok sevmiştim o bölümü. diyrumn ki arka sokaklar dizisi gece gündüz dizisi ile birleşsin. süper olur..
yarın misafirim var. bu yüzden bi sürü işim var. ama uykuyu tercih ediyorum şimdilik bebeğim de uyurken hazır. ne garip birşey ya. 8 saat deliksiz uyku için neler vermem ki şimdilerde. of off.. uykusuz her geceee…

Aralık 29, 2008

Posted in Mer'i Haller 1:18 pm tarafından mer

merakla sabırsızlıkla beklediğim fotoğraflar geldi geçen perşembe günü. bizzat yeşim hanım getirdi sağolsun. beklediğimden çok çok çok çok daha güzeldi fotoğraflar. ve sunuluşları tabii ki. sadece fotoğrafları beklerken kocaman süper bi afiş, ve gemici konseptiyle süper bi albüm geldi. böyle güzellikleri hiç beklemiyordum. fotoğraflar ise beklediğim gibi harika çıkmıştı. hangi birini göstersem ki, hepsi birbirinden güzel. her gören bayılıyor. yaptırmak isteyenler dışında böyle birşeyin süper hatıralar olduğunu söylüyor herkes. aslında bu olay olmadan önce çok da gerekli değil derdim. biz çekeriz nasıl olsa bebeği bi sürü derdim. fakat elimde görünce o kadar mutlu oldum ki. düşünsenize bizlerinde böyle bi albmü olduğunuda. ben şimdi ilk doğduğum anları, çevremdekilerin annemin babamın nasıl olduklarını görmeyi çok isterdm. tabii ki fotoğraflarım var ama böyle bi hikaye şeklinde albümlense ne kadar hoş oldurdu. annemin hamileliğinden başlayarak. neyse artık. umarım bebeğim büyüdüğünde kıymetini bilir bu güzellğin. e tabi bu arada bundan sonra başka bebeğim olursa onlarada yaptırmak lazım. e biri bakar kıyamet kopar :)

Aralık 26, 2008

tam olarak madım almıyor.

Posted in Mer'i Haller 8:43 am tarafından mer

bizde bi laf vardır. canım çekmiyor yiyemiyrum gibisinden. madım almıyor. ananemin en sık kullandığı laflardandır. özellikle hasta olduğu zamanlarda dilinden düşürmez. haklıdır tabi kadın, hasta olunca insanın birşey yiyesi gelmez. ama komik olan şu ki.. bi sürü tansiyonu çıkmasın diye yemek yapılmıştır. hiç birini yemek istemez. bi kaşık alır. yok kızıım madım almıyor diye bırakır. ama arkasından gelen cümle manidardır. bi cola olsaydı belki iyi olurdu.. :) ananem cola çok sever. evine giderken cola götürmek en mantıklışeydir mesela :) ananem çok tatlıdır aslında. yaşlandığımda onun gibi olacağımı düşünüorum. ama o kadar fazla konuşmam umarım :)  adı mavili bu arada. o zamanlar bi türkü varmış ordan esinlenilmiş :) ama ananem kendisine ayşe densin istiyor :)
neyse.. diyeceğim şey şu ki.. bugün benim de madım almıyor hiçbirşeyi. düşüncesi bile hemde. zorla kendime bi tost yapıp yedim birazönce. emre olmasa hiiç yemezdim muhtemeln. ama bi nutella olsaydı belki.. :p
öle işte.. iştahsızım, keyifsizim, mutsuzum ve huzursuz… hayr olsun…

Aralık 24, 2008

keşke…

Posted in Mer'i Haller 10:16 pm tarafından mer

bilmediğim tek şey.. nazlamak sanırım. halbuki evin son çocuğu, hem 9 yıl sonra olan ve abilerin ablaların içine gelen biri olarak gayet şımarmam ve nazlı bi kız olmam gerekirdi. gerçi illa ki şımarıklıklarım vardır. ama her an üst düzeyde tutabildiğimi sanmıyorum. istikrarlı bi şımarık değilim yani. hele hele naz konusunda hiç iyi değilim. e bi kere nazlı olmadığı anlaşılınca insanın, bir daha sittinn sene nazlanmaya çalışsa inandırıcı olmuyor. sen nasıl olsa yaparsın iyisin iyisin modunda oluyor herkes.
hamileliğmde hayalini kurduğum hamileliği bile yaşamadım mesela. hep isterdim ki oh ne güzel. istediğii yicem. canım çeker bi sürü şey falan. ama allahın adaleti hiç bir şey çekmedi canım. maksat muhabbet olsun diye de hiç birşey isteyemedim. istesem de sonra alırız ya dedim geçti gitti. hele ay hamileyim ben yatayım da dinleneyim hiiç  yapmadım. yapmamak güzeldi aslında. son ana kadar ayaktaydım iyiydim. amma bi dahakine böyle olmayacak.. planlarım var.. :)
sonra şimdilerde.. lohusayım falan filan. yardım edenler sağolsun ama. çoğu işimi kendim yapıyorum hala. lohusayım yatayım daha hiç demedim. çok şükür tabi. bi sorunum yok o yüzden de böyle oluyor. ama keşke nazlanabilseydim de.. birileri yorulma deseydi. ya da bazen zorla da olsa yaptıklarım kıymete binseydi. hakakten ya.. ne zaman kıymete binicem ben. illa bi sorunla mı karşılamam gerekiyor? birileri de farketsin istiyorum işte bazen. merhamet istiyorum. bazen de kıyamasın bana. sonra desin yorma kendini. sen iyi ol.
bide hani düşünülsün ki.. mutlu olsun kız. sırf mutlu… (ama böyle hep mutlu gözükerek kimden ne bekliyorum ki..)

****************
bu günlerde bişiler var ailede sanki. herkes bi telaşede.. anacım hangi birimizi düşünsün şaşırmış durumda.
analık.. öyle iyi anlayabiliyorum ki. hakkaten ana gibi yaar bağdat gibi diyar olmazmış…

bebek uyudu, hemen bloga :p

Posted in Mer'i Haller 3:59 pm tarafından mer

zaman kısıtlı son günlerde. hani boş bi an bulunca uyusam mı? evi mi temzilesem? yemek mi yapsam diye düşnüp duruyorum sonra bi bakmşım uyuya kalmışım :)  e baya bi uyku seven biri olduğumdan e bu günlerde de 5 saat uyku bile süper birşeyken.. 5 saat dediysem hiç kalkmadan değil :) toplam 5 saat :) bu 5 saat içinde kaç kere kalkıyorum o değişiyor. neyse.. şikayet etmeyelim. .napalım durum bu. analık işte :) ilk zaman  bayram tatiliydi ahmd evdeydi sonra da doğum izni olunca tam 12 gün bizimleydi. daha kolaydı herşey. ahmd beklediğimin kat ve kat üzerinde yardımcıydı bana. gece gündüz hem bebek bakımında hem de ev işinde sağolsun yanımdaydı. tabii şimdilerde iş başladığndan geceleri kalkmıyor. bebeğin ağlama sesine de baya alıştı. zangır zangır yanında bebek ağlıyor ama o gayet rahat maşallh :) neyse uyusun sorun yok.
gerçi.. bebeğin ağlaması ilk gün beni daha fazla etkilemişti. artık pek etkilemiyor :) ilk gün gece karnı tokken altı temizken gazı çıkmışken salladım salladım susmadı. ve ben baya bi etkilendim ağlamaya başladım. bakamıyorum yavruma,ağlatıyorum, nesi var bunun diye baya bi bozuldu moralim..ama gördüm ki bu modeller böyleymiş. ağlıyor işte. derdi olsun olmasın. hem yavrum konuşamıyor ki. kulağım kaşındı demek istese yok.. ağlıcak başka çaresi yok. şimdilerde ağlarken yüzüne bakıp gülebiliyorum. ne de güzel ağlarmış diyebiliyorum. ama ağlarken bile çok tatlı valla :) ama öyle bi ağlıyor ki sanar ki duyan aman etini kopardılar bebeğin :)
bu konuya nerden geldiim… zaman kısıtlı dedim. yemeklerden en kolayını pratiğini yapmak gerekiyor. gerçi sağolsun ablam annem hep yemek getiriyolar ama gene de bişiler yapmak lazım tabi. işte.. ama gene sorunum ortaya çıktı benim. kolay pratik herkesin kolaylıkla yaptığı şeyleri ben yapamıyorum.
bunlar ;
tarhanayı çok kez denedim. portakal da ki tarfi iğrenç oldu. kendi kendimize yaptık o da erimedi. blendırdan geçirdik eh işte içilebildi az biraz.
sonra makarnalar da ya katı kalıyor ya da yumuşacık. normal halini denk getirmek o kadar zor oluyor ki. sağolsun ahmd süper soslar yapıyor da makarnaya bişiye benzeye biliyor. hele geçen bi kuskus yapmıştım. ıy..
sonra.. mozaik pasta. bunu ilk zaman pudinge eklendiğini sanıp yapmıştım. ama öle değilmiş. sonra gene portakaldan yaptım. o da olmadı. yok tabii ki yendi ama. olmadı hayalimde ki o değildi. hani böyle üçgen yaparsın buzlukta durur, onun tarifini istiyorum ben. lütfen ideal bi tarif bilen varsa versin.
ve kısır.. bi kaç kere yaptım. en son yapışım çorbaya yakın bi kısır olmuştu. yenemedi bile. hepsini çöpe attım. bide fazla yapmışım ki. geçenlerde ablam getirdi. harikaydı. ben yicem hayır sen çok yedin bana ver diye diye bitirdik. ve bittiğinde hadi yapalım dedik. ahmdle ideal su ölçüsünü bu sefer bulduk çok şkür. kısırda sınıftan geçtim. bikaç kere daha yapıp elimi alıştırmam gerekiyor sadece.
yemek deyince.. dün bi arkdaşım geldi. gelir gelmez karnım çok aç dedi. zaten gıcık olmuştum başka şeylere. ısmarla ozaman dedim. yapmamalıydım belki. ayarlayabilirdim hemen bişiler. zor değildi benim için. ama insan işte karşılık için değildir bazı şeyler tabii ki. ama uzun zaman hep kndinden bişiler verip hiç karşılık görmeyince insan bi garip oluyor. ama böyle alışık olmadığı şeyler yapınca da garipsiyor o ayrı. gerçi ona göre bu çok normaldi hiç farkında değil tepki olduğunun ama neyse :) yemiş olduk dominos :)
he bide..
arog’a gitmiş arkdaşım. ıy hiç beğenmedim dedi. halbuki ne kadar gitmek istiyorum ben güleceğimi düşünüyorum falan. ama sonra gene düşündüm de bu arkadaş 3 kere recep ivedik’e gitmiş biri olduğundan çok da güvenmemek lazım dediğine. yarın tv’de recep. izlemek hiiç istemiyorum. kendisinden nefret ediyorum. belki izlediğimde gülebilirm de. garantisi yok. ama çok basit.. ama cem yılmaz öyle mi… hele şu trt1’de de çıkan şovu. harika. adam bi yerden anlatmaya başlıyor. ama o kadar farklı yerlere gidiyor ki bekliyorum bakalım nasıl konuyu o en başta ki konuya bağlıcak ya da dönecek mi diye. her seferinde de ustalıkla dönüyor.  e er izleyişimde de tekrar gülebiliyorum. ne diyim cem beni güldürdün Allah da seni güldürsün… :)

Aralık 18, 2008

ana adı ; mer

Posted in Mer's Baby 4:09 pm tarafından mer

burayı hamilelik bloguna dönüştürmemiştim. gene bebe bloguna da dönüştürme niyetinde değilim. fakat her ne hikmetse son günlerimiz de kendi kendimize de sorduğumuz soru şu; emre olmadan önce napıyorduk biz? ne konuşuyorduk mesela.. şimdi derdimiz sevincimiz herşeyimiz o oldu. ne kadar ilginç bi olay bu. ay uyudu mu yedi mi doydu mu acaba terledi mi yoksa.. eyvah hapşurdu.. ( bi reklam var ya bebeğiniz hapşurdu hem de iki kere.. derdim ne kadar abartıyo diye ama.. biz de ay üşüdü diye panik yapabiliyoruz. gerçi gidip ufo da almıyoruz yani) neyse… işte bu blog da emrenin olmayacak. ama tabii şuan hayatım o olduğu için napalım biraz fazlaca okunacak.

40ı çıkınca dışarı çıkılırmış gezilirmiş falan. ama biz hemen doktora çağırıldığımız için 40ını uçurduk sayılıyorz sanırım. çok şükür gidiş dönüşlerimizi sorunsuz hallettik. çok panik yapıyorum aslında dışarı çıkmadan önce ya ağlarsa durmadan napıcam falan diye ama. bizim çocuk sağolsun birilerinin yanında hiiç edepsizlik yapmıyor. hep bize gösteriyor yaramazlığını. gene geçen kan aldırmaya gittik. topuğundan kan aldılar yavrumun. sıramızı beklerken yanımda oldukça yeni bir gelin olduğunu tahmin ettiğim bir kadın vardı. ne kadarlık bbek falan diye konuştuk. adı ne dedi. ki emziğinde emre yazıyordu ama.. neyse.. ibrahim emre dedim. aa gerçekteen miii dedi kadın.. ben de kalakaldım. yok yalan söylüyorum kandırdım seni nihah.. bekledim hani yok benim kardeşimin adı ya da ne bilyim en sevdiğim isimlerdir falan desin. demedi. sadece ibrahim emre olmaına şaşırdı. ilginç :)

ismine gelince bebğimin. ibrahim emre olmasını çook önceden kararlaştırmıştık zaten. sonra günlerden birgün annmler burdayken hemen kayınvalidemlri de çağırdık. isim koyma merasimi yapalım diye. ailenin büyüğü olarak babam koyacaktı ismni. herşey tamamdı. dua okundu. babam kulağına ezan okuyup ismini söyleyecekti. ve söyledi. ibrahim ethem..
aman babaa.. herkes birden.. ay pardon dedik ve tekrar başladık. şimdi sorarım fetva verebilecek olan herkese. noldu bebeğimin ismi ? :) göbek adına ethem deriz diyoruz ama.. babam da ama çok önemli bir zat ibrahim ethem aklım oraya gitti deyip lafı değiştirdi. napalım kısmet.. :)
işte nufüs cüzdanımız da hazır…  ana adı olmak çok garip…

emrebebek2-0291

Emre bebek geldi…

Posted in Mer's Baby 3:12 pm tarafından mer

ne kadar da garip duygularmış…

normal mi sezeryan mi epidural mi, korku, heyecan, sevinç… merak ettiğim herşeyi yaşadım. neler olduğunu olabileceğini gördüm. korkumu ve heyecanımı okadar yoğun yaşadım ki sevincimin farkına bile varamadım sanırım. ameliyattan çıkıp bebeğimi gördüğümde sevinçten ziyade hissettiğim sadece şükürdü.
uyumak zordu öncesinde. ertesi gün anne olacaktım dile kolay. sonra sabahın 7sinde hastanedeydik. odamızı beklerken gözüm hep yoldaydı. tanıdık birilerini görmek için. ilk gördüğümüz fotoğrafçımız yeşim hanımdı. halbuki sabahın erken saatinde ya yetişemezsse diye endişeleniyordum. ilk gördüğüm o oldu. hatta bayılmadan önce son gördüğüm de :)
snra annem, ablam, kayınvalidemler derken… bi köşede oturup bekliyorduk. bu arada fotoğraflarımız çekiliyordu. kendimi gülben ergen gibi hissettim bi ara. hem 1 de değil tam 3 kişi birden çekim yapıyordu. sonra hazırlanma zamanı geldi. bu arada ben az konuşuyordum. sanırım şaşkınlık ve korku gene had safhadaydı. hala bile düşününce bi garip oluyorum. sonra filmlerde ki gibi sahneler… uzanmış sedyeye biri, ve arkasından bakan eşi.. asansöre biniş. tavandaki parlak ışıklar. yemyeşil giymiş insanlar. bi koşturmaca. iğneler.. son kez elim tutulur ve dua hatırlatılır… ve uyku…
uyanma..
uyandığımda daha doğrusu uyanamadığmda korkmuştum aslında. gözümü açamadan hissediyordum bişiler. anestezi filmi gibi.  aaaa demek istedim çıkmadı ağzımdan hiçbirşey. oynatamıyordum da hiçbiyerimi. snra yavaş yavaş açıldğında gözlerim gene asansördeydim. ve odada.. şuan düşününce hiç hatırlamıyorum ozamanları. kimler vardı odada. neler oldu..
sonra o geldi. dünyanın en tatlı bebeğini kucağıma verdiler. yumuk yumuk birşeydi. yanakları gıdıkla birleşmiş, ağlayan zırlayan bi bebek. ama dünyanın en tatlısı. anne olmak çok özel bir duygu ama. şuan ondan ziyade bebeğimin sevgisi yüreğimde. içimdeydi daha geçen güne kadar ama.. şimdi kucağıma heralışımda içime sokasım geliyor. sıkı sıkı sarıyorum gene de doyamıyorum. yenidoğan bebek öpülmez derler ama.. ısırmayarak anca durduruyoruz biz kendimizi.

emrebebek-053
bayramın 1. günü çıktık hastaneden. çok denk düştü. ahmd hep evdeydi. sadece biz baktık bebeğimize. zaten çoğunlukla kavga ettik. ben bakıcam ben gazını çıkartayım nolur falan diye. paylaşamıyoruz şimdiden.
ilk 2 gün geçince tamam dedim geçti işte ne güzel oldu gece falan uyudu uyandık. birden farkına vardım ki bitmedi. bir günü atlatmış olmak hiçbirşey farkettirmiyor. gene bi sürü gün var ve uykusuz geceler daha uzuuun zaman sürecek. bi insan başka ne için gecenin köründe bilmem kaç kez kalkıp pişpiş der ki..

bazen sanki evcilik oynuyoruz da yeni bebek aldık  onunla vakit geçiyoruz gibi geliyor. lahana bebeğimiz sanki emre hoppacık hoppacık..

Aralık 5, 2008

olmadı sinema yapalım

Posted in Mer'i Haller 1:59 pm tarafından mer

şakadan diyordum bi ara. 6sında doğumum var 5inde arog geldiğine göre gidebilirz diye. ama bugün gayet ciddi girişimlerde bulundum. ahmd bile ikna olunca tamam dedik ama geç kalmışız.  gerçi illa istesek gidilebilir. ama tüm koltuklar ya en önden ya köşeden. arkalarda zaten hep tekli kalmış. durum böyle olunca ne capitolde ne natilusta ne de meydan da yer var. bazıları da çok geç. 23:30a gidip ben ne zaman evegelip, dinlenip sonra sabahın köründe ameliyata giricem. şöyle saat 9buçuk gibi elinde güzel yerlerden bileti olan varsa alabiliriz yani :)

bugün son günüm gibi. bi sürü yazı yazmak istiyorum. e gitmek var. dönmekte olur inşlh. neyse.. yarın bu saatlerde süper şeyler olacak. emre yanımda olacak. ne garip duygular..

bebekte 3-5 tur atalım

Posted in Mer'i Haller 11:14 am tarafından mer

ahmdle gezmeyi çok seviyoruz. ama arabayla. gerçi araba almadan önce çok daha farklı yerleri geziorduk. hani sultanahmet olsun falan. ama araba alınca oralara gidemez olduk. arabayla gidilecek yerler değil tabii ki. ve böylelikle gezme yerlerimiz sahiller olmuş oldu. yer bulmak zor olsa da gerçi yer bulsakta bazen sadece arabada oturup boğazı izlesekte gene de çok keyif alıyoruz. gerçi araba kullanan kişi çok bişi göremiyor ama. mesela üsküdardan kayınvalidemlerden çıkınca illa ki ya çengelköye doğru gidip eve gidiyoruz ya da haremden doğru. fatihe annemlere gittiğimizde ise çok daha gelişiyor yollar. ilk önce trafik vardır haliçte beşiktaştan gidelim dioruz. sonrasında tam köprüye çıkacakken hadi 2. köprü olsun deyip sahile yol alıyoruz. en sevdiğim yerlerde oralar zaten. ahmdle anılarımızı da yad etmiş olaraktan ferrariler arasında gitmek çok zevkli oluyor :) hep boş yollar aslında. ama bebeğe gelince karmaşa başlıyor. aslında trafik yok. bazı arabalar park etmeye çalışıyor. çoğu koskoca jiplerde minik tiki kızlar. sonra bazısı yolun kenaına park etmiş olduğundan tıkıyor trafiği. bazısı da bizim gibi lüks arabalara bakarken yavaşlıyor ve trafik değişiyor. he bide ne yapacağını bilemzler var. çoğu yolda kabustur. nereye gideceğini bilmez ve herkesi bekletir. neyse.. şu lüksegeçelim gene. bi kafe var. adı neydi unuttum şimdi ahmd daha iyi bilir. önünde 2-3 ferrari kesin oluyor. dün gene önünden geçerken tıklım ıklım insan doluydu içerisi. herkes ayaktaydı ki müzik de çalmıyo öle disko değil. ama herkes ayakta ve karanlık. neden karanlık anlamıyorum.karanlıkta oturmuş bişiler içiyorlar. kimbilir ne kadardır bi su :) ya ahmd gidelim bigün çok merak ettim noluyor orda. ferrarimiz yok ama corollomuzla da bi yerlre gelebilirz. ama park etmeyelim 2 ferrari arasına çok stres olurum.. gözlemlediğim bir şey daha. o kafede oturanarı bekleyenler. dışardaki arabalarn hepsinin başında şöfor amcalar var. bekliyorlar işte orda gününü gün ettiğini düşünen tipleri. bari kendileri kullansalar. gecenin bi vakti adamcağıza yazık değil mi? öyle biri beni beklese stres olurum, içtiğimi de anlamam ki. hım.. içki.. tabi dönüşte kullanamıyorlar. mantıklı :)

Aralık 3, 2008

son 3

Posted in Mer'i Haller 6:44 am tarafından mer

3-4 diye saydıkça azalıyor sanki :)

günler hep düşünmeyle geçiyor. neyi düşünüyorum kafam neyle meşgul sorsanız söyleyemem ama. korku,heyecan,sevinç hepsi öyle karışık ki. neyle karşılaşacağımı bilememek belki de. aman canım.. inşlh tatlı bıcırbıcır bi bebekle karşılaşırım sağlıkla inşlh.

son kontrollere gittim dün. hem de temzilk vardı evde. sağolsunlar kayınvalidem annem de yardım ettiler. tabi ben hiçbirşey yapmamış olsam da çoook yoruldum. zira yerimden kalkacak halim olmayabiliyor bazen. telefon çalıyor mesela. kalkıyorum ikisaat gidiyorum açıyorum. her arayan diyor ki noldun iş mi yapıyordun nefes nefese. yoo.. yerimden kalktım geldim telefona :) işte oldukça zor son günler. bakalım sonrası nasıl olacak.

dün anestezi uzmanıyla da görüştüm. aşk-ı beka yorumda tavsiyesini belirtmiş. benimde isteğim en baştan bri oydu. yani bebeğimi ilk görebilmek. hemen o anda hissetmek tenini, duymak sesini. ama.. malesef korktum ben gene. ameliyat olmayı, o anda herşeyi görmeyi, ortamı sesleri.. şuan düşününce o kadar kötü oluyorum ki. Allah hayırlara çıkarsın. Sağlıkla olsun da sonradan görüvereyim.
zaaten kendi doktorumla da çok az konuştum stresliyim. tam girdim konuşucaz doğumhaneden acil telefon geldi. sema hanım da hemen koştur koştur hoop gidiverdi. tabii ki haklı ama ben.. ben.. kim ilgilenecek benimle.. :)
ilgi demişken.. hatice benimle ilgilenmenin doruklarında. yastıklar,yelkenlr,peçetelikler,hırka,lif vb.( vb= bilmem belki gene bişi yapar ben açık kapı bırakayım demek) nasıl teşekkür edeceğimi şaşırdım valla. haticecim.. Allah razı olsun gerçekten. ne desem ki yahu.. Allah iyilğini versin.. :)  hepsi elime geçsin hele. sonra kullanırken eklerim çok daha iyi olur inşlh.

sonra yarın emel gelecek. ayak şeklinde kalıp almış kurabiye yapıcaz. hastane için mi olacak nolcak bilmiyorum da. bakalım.. artı yarın bi yeğenimin doğumgünü var annemde kutluyoruz. belki ona da götürüm farklı bi şekil. süper olur.