Şubat 25, 2009

emrişko tatlişko totoşta pişiko

Posted in Mer'i Haller 12:55 pm tarafından mer

hangi durumdaysan onu konuşuyorsun, araştırıyorsun ve herşey o oluyor belli ki. mesela en basitinden. evlenmeden önce gelinlik dergileri, sonra dekorasyon dergileri, sonra hamilelik dergileri, şimdi ise bebek dergileri almaktayım. he bide yemek dergileri var. onlar her anın vazgeçilmezleri :) neyse konu şu ki konuşmalarımız da değişiyor ya sanki bugüne kadar hiçbirşey yokmuş konuşacak da bebek gelmiş oh konuşacak konu bulmuşuz :) tabii ki öledeğil ama herşey ona bağlı son zamanlarda. geçenlerde meldaya gittiğimde bunu daha çok farkettim. o yasir’den ben emre’den.. evet evet aynı falan diye konuşup duruyruz. bide tabi şarkılar var. onu da geçen hastanenin bebk bakım odasında farkettim. her annenin bebeğini seviş şekli farklı. şarkılar farklı öncelikle. kadın bebeğinin altını değiştiriken aşkım aşkım ettin beni şaşkın diye bi şarkı söylüyordu. bu benim aklıma gelmemişti :) sonrasında meldada bunu gördüm. minnoşların minnoşu, tatlıların tatlısı diye seviyo o da:) ben düşündüm belirgin bi şarkımız olmadığını gördüm. tatlişko emrişko totoşta pişiko falan dediğim oluyor işte.  bide hazır yapılmış şu var. bunu ilk zaman baya söylüyordum. bide babasını şarkısı var. bacaklarını bisiklet çevirttirirken adalara gidelim bisiklete binelim diye süper bi şarkı söylüyor. :)neyse.. şimdi dün bi şarkı yazdım. bence süper oldu:) geliştirip uzatmayı düşünüyorum şimdilik sadece bi kıta:)
elleriii yumuk yumuk
gözleri boncuuuk boncuuk
yanakları sıkmaalık
göbeği ısırmalııık..:)

insan anne olunca böyle çoluk çocuğa maskara oluyor işte… :))

Reklamlar

kırmızı

Posted in Mer'i Haller 9:35 am tarafından mer

bebeğimi anakucağına koyup ayağımın bi köşesiyle sallarken baktım ki boşboş duruyorum. çıkardım yünlerimi. baktım ki bi sürü kırmızı yünüm var. kotunun üzerine çok güzel olacağını düşünüp bi süeter örmye karar verdim. he ondan önce bi bere ördüm. çok tatlı oldu. iyiki örmüşüm. kalmamış olabilen bi şapkamız meğer. koca kafa nolcak.:) emde bu soğuk günlerde gezenti anne babasına ayak uydurmak için sıcak bi bereye ihtiyacı olacaktı çocuğumun. neyse.. süeter konusunu esleme açtım. yardımcı olması için. sağolsun anlattı detaylı. fakat anlayamadım :( dün kaç kere söktüm yaptım ama kafam alamdı bi türlü. yandan fazlalık 7 tane lastik örünce öle dışta kaldı. ne olacak anlamadım. kıt günlerimdeyim sanırım… ama yapıcam biticek merak etmeyin.. :) ozaman hobirikse eklerim inşlh :) bu arada hobiriks.com olduk haberiniz ola. şirket kurmaya az kaldı. ama bende hobi bitti o ayrı :))

sonra.. facebooktan falan baktım ki.. tanıyorum.. o kadar çok görmüş gibiyim ki. neyse.. tanıştık. meğer üniversiteden arkadaşımın komşusuymuş aynı zamanda aynı okuldaymışız falan. yakında oturuyoruz. ervanın annesinden bahsediyorum. memnun oldum ben tanıştığıma. bu bloglardan aa sen o musun diye daha kaç kere diyeceğim merak ediyorum. kimbilir daha da vardır da bilemiyoruz. valla bigün aa annemin bloguymuş demekten korkuyorum..

geçen haftasonu beykoz sosyal tesislerine gittik. çok şükür emre beni üzmedi. yemeğin sonunda tatlım geldiğinde acıktı ve bağırdı,ağlaya ağlaya indik mescide. neyse doyurdu karnını ki namaz saati olduğundan mescide bisürü kadın geldi. işte namaza durdular tatlı bebek diyip. neyse burda bi sorun yok. tam yerine koydum emreyi çıkacakken. sessizlikte..  zoort porrrt vıcııık… canım oğlum ya. bilemedi ki nerde olduğunu. :))
beykozda geçenlerde gittiğimiz hamsilostan sonra süper bi yemek yedik.  hamsilosta gelen çipura tam bi rezaletti. balık çorbası ise mercimek çorbasının içine balık doğranmış haliydi. fakat beykozda süper bi balık çorbası içtim. ben balık yemedim ama görüntüsü bile muhteşemdi ahmde gelen levreğin. hamsilostan sonra evde yaparız hep, yemeyelim dışarda balık demiştim ama. fikrim değişti şükür :)) arada gidelim. hele hava güzel olunca manzarada şahane olur. tavsiye ederm..

Şubat 24, 2009

yokum diyor..

Posted in Mer'i Haller 1:06 pm tarafından mer

acun her seferinde yokum diyor diyor. geçen adam 210a yokum dedi. vay be.. benim olsa cafe açardım.. kahve dünyası da olabilir. süper olurdu.

kahve demişken..
ben aslında pek nescafe sevmezdim içmezdim. ama son zamanlarda ki bu diyete başlamamla başlar kahve içer oldum sabahın ilk ışıklarında. ve sonrasında sık sık canım ister oldu. günde 5 bile içebilecekken 2 ile sınırlandırıyorum kendimi. saat 2buçuk. 2 oldu bile. daha içmemeliyim. bebeğime dokunabilirmiş. sanırım bağımlılık yapan birşey var içinde. :))

dün şeytanın avukatını izledk tntde. ben sevdim. tamam çok kötü laflar var şirke kaçan.. ama sonundaki ana fikir hepimizin dustur edineceği türden.. “para ile saadet olmaz”  “yalanla dolanla kazanılan maldan hayır gelmez” “haram para yeme”  gibi şeyler anladım ben. keanu reeves bana bunları anlatabildi. helal olsun ne dyim. stv bu filmi izleyip neden taklidini yapmamış merak içerisindeyim. çünkü bir nevi sır kapısı gibi.. hemde seviorlar öyle birebir taklidini yapmayı. şununla şunun benzerliği aşikar sanırım..

Şubat 18, 2009

bana sarı laleler almış…

Posted in Mer'i Haller 7:32 am tarafından mer

geçen cumartesi ikeadaydık. evimizin herşeyini ikea yapmak adına mutfağımıza masa aldık. neyse konu bu değil. o gün sevgililer günüydü. ikeada da etkinlikler vardı tabi. bi dj koymuşlar konuşup duruyor. yarışma düzenliyor. ilk olarak gelin ikeada aşkınızı haykırın dedi ahmet haykırmadı :) sonra birde yarışma vardı. ne kadar tanıyosun eşini falan diye. katılmadık tabii ki ama neler sorar diye pratik yaptık ahmdle. baktık ki hiiç tanımıyoruz birbirimizi. en basitinden en sevdiğin renk dedik.. kaldık öle. tahminler bile tutmadı yani o kadar :) sonra sevdiğin film dedik. samurayı çok izlediğini biliyorum onu dedim ama örümcek adammış. :) benimkini ise asla bilemedi. olağan şüphelilere bayılrım ve kevin spacey seven bi insanımdır. ahmet ise brat pitt dedi. herşey yakışıklılık değildir haberi yok :)) birbirimizi tanımaya ihtiyacımız var biraz sanırım :p
kevin spacey diyince..  bugün tv8de 20:45 de iyilik yap iyilik bul adlı filmi var. çok güzel filmdi. izlenesi..

dün gün münasebetiyle kuaföre gittik sonunda. bebek öncesi ve sonrası uzun zaman olmuştu iyi oldu. ama konu şu ki oğlum fön seslerinde öyle güzel uyudu ki. arada bi gitmek lazım durmayınca. ben geldim bebek uyutmaya :)
buarada sımsıkı bi rejimdeyim. anladım ki artık yok az yiyim ucundan tadına bakayım öğünlerde ekmekde yiyim yan diyetisyen mantığıyla olmuyor. hiçbirşey yememeye karar verdim. yani sağlıklı şeylerden az yiyiorum. 2 kilo vermş gözüküyorum ama du bakalım bi hafta geçsin hele bi.

bebeğim ii maşallah. bol bol gülmeye başladı şükür. bugünü bekliyordum bende. çok şükür. artık kot pantolon giydirmeye başladım bayılıyorum o hallerine. sanırım en güzel halleri şuan. sonra büyüyecek kazık kadar adam olacak. :) şimdi minicik burunlu bi melek. şuan ana kucağında nası tepiniyo anlatamam. sanki ayağa kaldırsam koşacak. canım benim ya.. dün ahmetle diyoruz ki.. bi insan nasıl bu kadar çok sever başka birini.. hemde kulağının dibinde avaz avaz bağırırken, gece uyandırırken… çok şükür Allaha..
bu gecemizde biraz  zor geçti sanırım. çok hatırlamıyorum ama ahmet giderken gidiyorum dedi ama gözümü açıp onu bile göremedim. kusura bakma kocacım :p

ve teşekkür ederim…

Şubat 16, 2009

Posted in Mer'i Haller 10:15 am tarafından mer

bir sevgililer günü daha geldi geçti. evlenmiş olmak sevgili olmamayı gerektirmiyor. seven insanlarız sonuçta değil mi? hediyeleşmek lazım:) mesela nişan yıldönümüde iptal olamaz evlendik diye. nişanlıda sayılırız :) neyse…
geçenlerde optimuma gittiğimizde yürüyen merdivende önümüzdeki admalar dikkatimi çekti. birinin elinde koçak gold birinin elinde de altınbaş torbası vardı. almışlar hediyelerini gidiyolar. hemen ahmete gösterdim. örnek alsın diye. aldı tabi. bana sevgililer günü diye masa aldı :) olsundu.. mutfak düzenim içime sinmiş oldu. sabah sırf sofrada güzel güzel olacak diye kahvaltı bile hazırlamak istedim ahmde:)

bengideyim şimdilik. zira birazdan esi ve elf gelecekler :) çayı hazırlıyım.. sonra bebek uyanırsaa… uf..

bu arada. melda’nın bbeği yasir hastaneden çıktı. gittik görmeye. benim gene alerjim azdığı için fazla yanaşmadım. ama o kadar tatlı bişeydi ki. ufak mufak ama çok tatlı. hani bebektir,çirkin olması gerekirdi ama çok tatlı. aynı meldaya benziyor. melda bile o kadar tatlı değl yani :) bide böyle sanki büyümüş aslında da sonra küçülmüş gibi bi havası var. minik bi adam sanki. birden uyanıp ciddi ciddi konuşacak, yürüyüverecek gibi geliyo insana. uyuyodu hep, uyanıkken fıldır fıldır bakınırken merak ediyorum çok. en kısa zamnada gene gidicez inşlh.  Allah çok çok daha iyi etsin inşlh. emre ile oyunlar oynayacakları günü iple çekiyorum. elifile sizin gibi olur inşlh fdalan demişti de twitter da.. düşündüm.. işimiz var bunlarla.. o benim oyuncağımı aldı.. annee.. saçımı çekti… hadi bakalım bi büyüsünlerde inşlh sağlıkla. kavga da etsinler.. :)

Şubat 13, 2009

Posted in Mer'i Haller 10:37 am tarafından mer

açılışı tam doğum zamanına gelen ve ozamandan beri fırsat olup gidemediğim optimuma sonunda gittik. gene koştur koştur bi gezmeydi ama anlıyacağımı anladım ben. akşam ahmet 7 de gelip yemek yiyip çıktığımız için 8i geçerken anca alışveriş merkezlerine varabiliyoruz .durum bu oluncada aman da kapanacak diye diye çok bi mağazaya bakamadan, bakmanın dışında hiç birşey alamadan çıkıyoruz. birde kucakta vızıldayan bi bebek varken.. slingime takmış gezdim fakat baba ahmd ben taşıyım diyince verdim. vermez olaydım. aman da kolu büküldü amanda terledi bu amanda vızıldıyor, amanda belim ağrıdı.. :) ben sessiz sessiz geziyordum halbuki. bidaha tövbe. ben taşırım :)
optimum hakkında söylenecek şey ise baya uygun olması sanırım. az biraz dolanmada bunu anlayabildim. tabi kriz mriz çok birşey almamak gerekiyormuş  ama lazım olan şeyleri almak lazım dimi? hele de ucuzlamışken böyle.  tabi insan anne olunca kendine değil hep çocuğuna almak istiyormuş meğer o ayrı.. neyse..

dün anneme gittim. akşam abime gidecektim. giderken birşeyler yapacaktım. o yüzden malzeme almaya markete gittim. bbeğimde uyuyordu şükür. çıktım 4-5 adım sonra ne kadar hafiflediğimi anlatamam. kucağımda, arabada bi bebek yoktu. artı bi çanta yoktu yanımda. öle boş boş yürüyordum. bi houma gitti anlatamam. markette güle güle alışveriş yaptım. ne garip bi durum. tabii bebeğimi istemediğim anlamına gelmesin bu sadece bazen boşluk istiyor işte insan…
şuan mesela bebeğim uyudu. benimde gözümden uyku akıyor resmen. yusam çok iyi olur ama. bir yandan da hastalıktan dolyı bırakmış olduğum pilatese devam etmeliyim. iyi oluyordu gerçekten. evet evet pilates yapayım. zira 21 martta arkadaşın kınası düğünü vb. bişiler var. kıyafetimde var ama. ben yokum onun içinde:))

abime gittik akşam. gitmeyeli eve bi muhabbet kuşu birde köpek gelmişti. kuşla çok ilgim olmadı ama. köpek bir şahaneydi. bayıldım. golden retriever bi köpek. 10 aylıkmış ama kocaman. hep evde yaşadığı için şişko olmuş. ama şişko olması hareketini kısıtlamıyor. hep oyun istiyor. olduğu yere girer girmez üzerime atladı. yalamaya oyun için ısırmaya çalışıyor. ilk bi korktum atlayınca ama sonra bayıldım. bol tüylü süper birşeydi. yazın abim yazlığa gittiğimizde verrim size dedi. ay ne güzel olur ya.. fotoğrafını çkemedim. geceydi. inşlh bi dahakine.. tabi ortama ahmd gelince uzaklaşmak zorunda kaldım. kılı tüyü çocuğa geçer diye yaklaştırtmadı uf.. zaten.. neyse.. :)

Şubat 10, 2009

puff

Posted in Mer'i Haller 12:30 pm tarafından mer

bugünlerde günler güzel. emre daha akıllı akıllı anlar anlar bakmaya başladı etrafa.  o yüzden tvyi kapatalım diyoruz hatta. babaya göre tamamen kaldıralım ama. olmuyor işte ya. gündüz izlemiyorum gerçi ama. bazen ses olsun isteniyo işte..
sonra emre artık gündüzleri daha ii uyur oldu. bana izin veriyor ütü yapmak için. şuan olduğu gibi. ama annesi blog yazmayı tercih edebiliyor çoğu zaman:)

sonra bugünlerde yemek yapasım var çok. yemek,pasta,börek vb. ama yememek için yapmıyorum. birileri gelse de yapsam diye bakıyorum işte. gelin buyrun yani :) bugün için akşama ne yapsam diye düşünrüken annemden etli nout geldi biraz önce. gene mükemmel olmuş. annemden daha iyi yemek yapan biri ile karşılaşmadım ben daha. annemin kurufasulyesi çömleğe bile bin basar. ahmd annem hakkında saray ahçısı sanki diyor. o kadar yani :) umarım el bana geçmiştir. bide ahmd bazen anasına baktık kıznı aldık fos çıktı diyor ama. neyse konuyu kapatalım :))

birde düşüüp duruyoruz ,danışıp duruyoruz herkese ailece. seyahat planlarımız var. fakat bi yandan da çok korkuyoruz. çok çok istiyoruz ama. ben şahsen eşimle o manevi havayı hissetmeyi, o duyguları paylaşmayı çok istiyorum. bunun bebeğimle beraber olması da çok özel çok güzel. fakat işte bi o kadar da korkuyorum. korktuğum yapamamak değil de daha çok hastalık vb. emreye bişi olursa orda naparız. hastane doktor vb. kim nasıl.. bunlar düşündürüyor bizi. ek gıdalara geçmeden de gitmenin daha kolay olacağını düşünüyorum. hani yemek derdi olmasın diye. ama.. bilemiyorum işte.. inşlh hayırlısnı kalbimize verecek Rabbim. ve hayırlıysa ailemize nasip olacak bu güzellik…

umrede kullanmak üzere uzun zmandır sling araştırıyordum. amazonda bulmuştum fakat baya pahalıydı. eslem ile dikeriz diye düşünmütüm fakat gttigidiyorda buldum istedğimi. ve baya rahat bir şey olduğunu gördüm. marketde özellikle çok raaht ettim. araba markette çok zor luyor bence. in bin bebeği koy uyandı mı uyanmadı mı bilmem ne. kucağımda uyuyan bebeğimle çok daha mutlu oldum. inşlh gidersek umrede de rahat ederim,ederiz. zira o zamana daha da kilo alacak bebeğiim.e babası tavaf etsin biraz da değil mi?

işte durum bu. bebeğim uyanmadan ütüye başlasam iyi olacak. yoksa dünyanın en büyük sıra ütü dağları bizim evde olacak..

Şubat 5, 2009

Posted in Ondan bundan 11:46 am tarafından mer

böyle bazı zamanlar geliyorlar bana. hani soldan soldan gelme var ya bana da herbiyerden geliyorlar. kimler?? afakanlar.. herzaman değil ama gerçekten herzaman değil istediğim herşey olsun istiyorm. bu aralar işte. birşey söylediğimde karşımdaki mırın kırn edip kabul etse dahi dayanamıyorum. yok olacak başka çaresi yok. olacak ve herkes bundan zevk alacak bi ben değil. yani insnların da mutluluğu önemli ama. ama zorlada olsa olsun işte. yoksa bunalıma girmeye az kaldı :p
yok aslında memnunum hayatımdan. bi sorunum yok. ama başka birşey de yok. hergünün aynı geçmsinden sıkılıyorum çoğu zaman. değişik keyifleneceğim şeyelre ihtiyacım var. öyle çokdeişik değil canım. sadece sevdiğim şeyleri yapmalıyım biraz. sahilde gezmeliyiz mesela. oturmalıyız öle boşboş. sonra ne bliym bi kahve dünyasında oturup beyaz çikolatalı makiyato içmeliyim, yanında  da günün cheesecakeki. sonra ordan doğru alışveriş merkezi. her dükkana girip çıkayım almak zorunda değilim valla. ufak tefek alsam yeter :) maksat gezmek boşboş… sonra sinemaya gidebiliriz bide. çok sık gitmezdik ama gidemiyoruz ya çokcanım çekiyor. öle işte.
bunların dışında. ev güzel, bebeğm çok güzel. herşey yolunda çok şükür. artık baya baya gülümsemelere başladı. o kadar mutlu oluyoruz ki her gülüşünde. analık, babalık.. anlıyoruz işte gün geçtikçe. şimdi uyuyor saç kurutma makinası eşliğinde. kuaföre gitsem demek ki bu çocuk baya bi uyuyacak. en kısa zamanda gideyim en iyisi.
yarın 2 ay kontrolune gidicez. hadi hayırlısı bakalım ne kadar büyümüş..