Ocak 27, 2009

sevgili oğlum

Posted in Mer's Baby 10:09 am tarafından mer

emre çok tatlısın ama olmuyor böyle. gecenin 3buçuğundan 7 buçuğuna kadar beni çok yordun. aslında yorulurken senin bi sürü gülücüğünü görmek çok güzeldi ama. noolur gündüz yapalım şu gülme seanslarını.

Reklamlar

Aralık 18, 2008

ana adı ; mer

Posted in Mer's Baby 4:09 pm tarafından mer

burayı hamilelik bloguna dönüştürmemiştim. gene bebe bloguna da dönüştürme niyetinde değilim. fakat her ne hikmetse son günlerimiz de kendi kendimize de sorduğumuz soru şu; emre olmadan önce napıyorduk biz? ne konuşuyorduk mesela.. şimdi derdimiz sevincimiz herşeyimiz o oldu. ne kadar ilginç bi olay bu. ay uyudu mu yedi mi doydu mu acaba terledi mi yoksa.. eyvah hapşurdu.. ( bi reklam var ya bebeğiniz hapşurdu hem de iki kere.. derdim ne kadar abartıyo diye ama.. biz de ay üşüdü diye panik yapabiliyoruz. gerçi gidip ufo da almıyoruz yani) neyse… işte bu blog da emrenin olmayacak. ama tabii şuan hayatım o olduğu için napalım biraz fazlaca okunacak.

40ı çıkınca dışarı çıkılırmış gezilirmiş falan. ama biz hemen doktora çağırıldığımız için 40ını uçurduk sayılıyorz sanırım. çok şükür gidiş dönüşlerimizi sorunsuz hallettik. çok panik yapıyorum aslında dışarı çıkmadan önce ya ağlarsa durmadan napıcam falan diye ama. bizim çocuk sağolsun birilerinin yanında hiiç edepsizlik yapmıyor. hep bize gösteriyor yaramazlığını. gene geçen kan aldırmaya gittik. topuğundan kan aldılar yavrumun. sıramızı beklerken yanımda oldukça yeni bir gelin olduğunu tahmin ettiğim bir kadın vardı. ne kadarlık bbek falan diye konuştuk. adı ne dedi. ki emziğinde emre yazıyordu ama.. neyse.. ibrahim emre dedim. aa gerçekteen miii dedi kadın.. ben de kalakaldım. yok yalan söylüyorum kandırdım seni nihah.. bekledim hani yok benim kardeşimin adı ya da ne bilyim en sevdiğim isimlerdir falan desin. demedi. sadece ibrahim emre olmaına şaşırdı. ilginç :)

ismine gelince bebğimin. ibrahim emre olmasını çook önceden kararlaştırmıştık zaten. sonra günlerden birgün annmler burdayken hemen kayınvalidemlri de çağırdık. isim koyma merasimi yapalım diye. ailenin büyüğü olarak babam koyacaktı ismni. herşey tamamdı. dua okundu. babam kulağına ezan okuyup ismini söyleyecekti. ve söyledi. ibrahim ethem..
aman babaa.. herkes birden.. ay pardon dedik ve tekrar başladık. şimdi sorarım fetva verebilecek olan herkese. noldu bebeğimin ismi ? :) göbek adına ethem deriz diyoruz ama.. babam da ama çok önemli bir zat ibrahim ethem aklım oraya gitti deyip lafı değiştirdi. napalım kısmet.. :)
işte nufüs cüzdanımız da hazır…  ana adı olmak çok garip…

emrebebek2-0291

Emre bebek geldi…

Posted in Mer's Baby 3:12 pm tarafından mer

ne kadar da garip duygularmış…

normal mi sezeryan mi epidural mi, korku, heyecan, sevinç… merak ettiğim herşeyi yaşadım. neler olduğunu olabileceğini gördüm. korkumu ve heyecanımı okadar yoğun yaşadım ki sevincimin farkına bile varamadım sanırım. ameliyattan çıkıp bebeğimi gördüğümde sevinçten ziyade hissettiğim sadece şükürdü.
uyumak zordu öncesinde. ertesi gün anne olacaktım dile kolay. sonra sabahın 7sinde hastanedeydik. odamızı beklerken gözüm hep yoldaydı. tanıdık birilerini görmek için. ilk gördüğümüz fotoğrafçımız yeşim hanımdı. halbuki sabahın erken saatinde ya yetişemezsse diye endişeleniyordum. ilk gördüğüm o oldu. hatta bayılmadan önce son gördüğüm de :)
snra annem, ablam, kayınvalidemler derken… bi köşede oturup bekliyorduk. bu arada fotoğraflarımız çekiliyordu. kendimi gülben ergen gibi hissettim bi ara. hem 1 de değil tam 3 kişi birden çekim yapıyordu. sonra hazırlanma zamanı geldi. bu arada ben az konuşuyordum. sanırım şaşkınlık ve korku gene had safhadaydı. hala bile düşününce bi garip oluyorum. sonra filmlerde ki gibi sahneler… uzanmış sedyeye biri, ve arkasından bakan eşi.. asansöre biniş. tavandaki parlak ışıklar. yemyeşil giymiş insanlar. bi koşturmaca. iğneler.. son kez elim tutulur ve dua hatırlatılır… ve uyku…
uyanma..
uyandığımda daha doğrusu uyanamadığmda korkmuştum aslında. gözümü açamadan hissediyordum bişiler. anestezi filmi gibi.  aaaa demek istedim çıkmadı ağzımdan hiçbirşey. oynatamıyordum da hiçbiyerimi. snra yavaş yavaş açıldğında gözlerim gene asansördeydim. ve odada.. şuan düşününce hiç hatırlamıyorum ozamanları. kimler vardı odada. neler oldu..
sonra o geldi. dünyanın en tatlı bebeğini kucağıma verdiler. yumuk yumuk birşeydi. yanakları gıdıkla birleşmiş, ağlayan zırlayan bi bebek. ama dünyanın en tatlısı. anne olmak çok özel bir duygu ama. şuan ondan ziyade bebeğimin sevgisi yüreğimde. içimdeydi daha geçen güne kadar ama.. şimdi kucağıma heralışımda içime sokasım geliyor. sıkı sıkı sarıyorum gene de doyamıyorum. yenidoğan bebek öpülmez derler ama.. ısırmayarak anca durduruyoruz biz kendimizi.

emrebebek-053
bayramın 1. günü çıktık hastaneden. çok denk düştü. ahmd hep evdeydi. sadece biz baktık bebeğimize. zaten çoğunlukla kavga ettik. ben bakıcam ben gazını çıkartayım nolur falan diye. paylaşamıyoruz şimdiden.
ilk 2 gün geçince tamam dedim geçti işte ne güzel oldu gece falan uyudu uyandık. birden farkına vardım ki bitmedi. bir günü atlatmış olmak hiçbirşey farkettirmiyor. gene bi sürü gün var ve uykusuz geceler daha uzuuun zaman sürecek. bi insan başka ne için gecenin köründe bilmem kaç kez kalkıp pişpiş der ki..

bazen sanki evcilik oynuyoruz da yeni bebek aldık  onunla vakit geçiyoruz gibi geliyor. lahana bebeğimiz sanki emre hoppacık hoppacık..

Kasım 12, 2008

obuşu

Posted in Mer'i Haller, Mer's Baby 5:50 pm tarafından mer

gittim geldim kurabiye yapmadım yağım yokmuş meğer. sonra gittim tatlı kurabiye de yapmamışmış teyzem. keşke yapsaymışım. belki birazdan…
zil çaldı. kim o dedim been dedi klasik olarak. kimsiniz dedim. kadın ahmet? dedi. muhtemelen karşı komşumuza geldi. karşı komşumun oğlu ahmet kızı merve olduğundan karşıklık olabilir tabi. ama burda ki sorun bu değil. sorun bana ahmet demesi. yani hastalıktan sesim okadar kötü ki.. uf.. :( neyse ki öksürük ve hapşurmaktan kurtuldum.
tek kurtulamadığım şey ütü laneti. sanki ütü yapan kadın lahitini açmışım, rahatsız olmuş ve beni lanetlemiş. hiç ütüüün bitmeeesiiin diye. ve bitmiyo. tam bitti derken gene gene gene.. uf rüyama giricek.

cuma günü arkadaşlarım gelecek. şu sepetlerimi yapıcaz inşlh. onlarda bitsin az biraz daha işim kalmış olacak. çantamı hazırlamak gibi mesela. öncelikle tabii çanta almak. nasıl bi çanta almalıyım napmalıyım hiç bilmiyorum. hastane için değil hani hep yanımda olacak falan ya onun için. öyle klasik bebe çantaları olsun istemiyorum. capitolde bi yer var. kocaman çantalar var hemde ucuz. onlardan mı alsam diyorum. yoksa böle nikeadidas tarzı bişey mi? kafam çok karışık bu konuda. bilemiyorum…

galiba artık baya heyecanlıyım. doğum vb. şeyler değil de gerçekten bebeğimin olacak olması beni çok heyecanlandırıyor. korku da değil bu. sadece çok garip geliyor. meri anne olarak düşünemiyorum nedense. merin annesi vardır, mer çocuktur aslında. nasıl olacak da anne diyecek bi minik mere. uy.. çok garip… inşlh Rabbim hiçbir zaman pişman etmez, layıkıyla anne de oluruz baba da…

Ekim 31, 2008

ihtimaller :)

Posted in Mer's Baby 3:23 pm tarafından mer

bi site bulmuş ahmd. e bizde zaten merak ettiğimiz bebeğimizn nasıl bi tipi olacağının ihtimallerini görmek istedik. bilmiyorum pişman mı olduk ama :) tabii fotoları çok düzgün koymak lazım. tam bakarken falan. tabi bide saç maç olmalı. 3 kere denedim bambaşka tipler çıktı. ama çok komik.

bu küçük emrah bakışlı olan :)

sonracıma bu şaşkın çekik gözlü olan ;

ve bu da tombiş efendi..

bilmiyorum. az kaldı bekleyip göreceğiz. hepsi tamam da bu tombişlik nedir anlamadım.. ahmdin yanakları yüzünden bence :)

Eylül 29, 2008

Posted in Mer' Dane, Mer'i Haller, Mer's Baby 7:00 am tarafından mer

ömrümün en hızlı geçen ramazanıydı sanırım. hem evli olarak ilk ramazandı hem de bu tarafta. evli olmanın farkı zaten ortada. kalk sahur hazırla falan. en başta korktuğum gibi olmadı çok şükür. kolay geldi herşey. iftarlarda güzeldi. zaten çoğunlukla birilerine gittik. birileri geldi derken daha güzel geçti. bide birlerine gidip,gelmeselerdi bizlere iyice anlamayacaktım ramazanı. ramazan kalabalık sofralarda,yumurtalı pide kokularıyla anlaşılıyor benim hayatımda galiba. tamam onu da duydum ama fatihte oturduğum gibi değildi kesinlikle. orda dışarı çıkınca anlıyosun ramazan olduğunu. bi kere tam da bizim caddeden akın akın millet hırka i şerife gidiyor, sonra oranın pazarı var hurmalar,başörtüler satılıyor. çevrede iftar menuleri yazıyor şukadar bu kadar diye. fatihe çıkıyor herkes bayrama yakın, ve bunları hep görüyosun, farkındasın insanların ne yaptıklaının. sonra bide tabi sultanahmet var. bekleniyor kitap fuarı. gilidp dolduruyosun poşetini. sonra sucuk ekmek yiyosun en önemlisi de hataydan glen künefeyi tadıorsun her seneki gibi. gezip duruyosun ne yesem diye bakıyosun etrafa. herkes ramazan diye gelmiş oraya. falan filan işte.. bunların hiçbirisini yaşayamadım bu sene. bu tarafta dışarı çıksan da hiiç anlamıyorsun ramazanı. geçen hafta salı pazarınak kadıköye gittim, ben bile şaşırdım ramazan bitti mi diye. mcdonaldsta kuyruk bile vardı. hiç hoşlaşmadım anadolu yakası ramazanından. ramazanda avrupa yakasına taşınılmalı bence. zaten kısa da sürdü ramazan. hadi noolur 1 ay daha tutalım oruç. ve kapanmasın hatay künefecisi. bu sene de yiyebileyim, fuar tekrar açılsın aklımdaki kitapları alabileyim.
ailenin son iftarını verdim geçen cumartesi. oldukça kalabalıktı. ailemiz maşallh gnden güne büyüyor. 16 kişi olacaktı. abim gelmedi. sonra teyzemleri çağırdık falan derken gene 16 kişiydik. yemeklerin derdini unuttup masaya nasıl sığacağımızı hesaplarken annemler ablmalar iftara yetişemediler. Allah tarafından işte. böyle olunca yiyenler yedi kalktılar onlar gelene kadar. herşey yerli yerine oturdu elhamdülillah. bu sefer menumu değiştirdim.yemesi zevkli bi menuydu. fakat zorladı beni biraz. hep uğraştırıcı el oyalayıcı şeyler seçmişim. son anda lahana dolması sarmıyım diye düşündüm hepama. dayanamdım gene gece gece sardım durdum. koaly ama kalbalık misafire daha bisürü iş varken yapılacak iş değilmiş. menum şöleydi, fotoğraım yok elimde melda çekmişti gönderirise koyarım. zaten aynı masa bi farklılık yok,tabak aynı masa aynı,(yeni bi tabak takımı mı alsam :p)
kahvaltılıklar vb..
lebeniye çorbası
milföyde mantarlı tavuk
beykoz kebabı
pilav
zeytinyağlı fasulye(meldadan)
lahana dolması
ıspanak graten(annemden)
semizotu salatası
sakızlı güllaç
cafefernando kurabiyeleri
işte böyle. aklımızda bulunsun. çorbamı da çok sevdim. dün akşam star haberde de tarfini verdiler ahçılar, ama onlar etle yaptı. bense ufak ufak köfteler yapıp içine kızartıp attım. portakaldan tarif. tavsiye ederim.
bu aralar beşik bakıp duruyoruz heryerlerde. ama hala bi karar vermedik. ne alacağımızı biliyoruz ama nerden alacağımızı bilemiyoruz şuan itibariyle. dün birde araba baktık. ilk defa e-bebek mağazasına gttik ki yürüyerek gidebilecek bi masafedeyken daha yeni. araba aktık oğlumuza. takım alacaktık ama beğenemedik. muhtemelen kimsenin bizle ilgilenmemesinin de katkısı oldu. biri gelip satmaya çalışsa kesin alacaktık. neyse.. beğenemedik bi türlü. bazısının nasıl kapanacağını bile bulamadık. bi zamandan sonra zevkli olmaya başladı. bakalım bu nasıl kapanıyo hadi şuna bas yok olmadı buna. neyse kafamızda şekillendi gibi. hayırlısı bakalım..
vee bebeğimizin ilk oyuncağını da aldık. gerçi cts ablam ikeanın yumuşak topundan getirmişti ama. gerçi o da ahmde ouncak oldu ya neyse.. aldık işte bişi. gösteririm çok şeker :)

Eylül 26, 2008

Posted in Mer's Baby 10:09 am tarafından mer

ilk ayakkabı...

ilk ayakkabımızı aldık geçenlerde. gerçi ablam bi kaçtane vermişti ama kendimize özel ilk ayakkabımız bunlar olmuş oldu. converse değil markası ama converse gibi işte. en kısa zamanda kendime de bi lacivert converse almak istiyorum(duyuru). hatta babaya da alalım öle gezelim ne güzel. eehe sevyorum böyle şeyleri.
eşyalarını yerleştirdim dün. gerçi çıkıp yıkanıp tekrar konacak yerlerine ama. olsun. ortadan kalktı en azından. dağınıkken çok gözüküyordu gözüme ama şimdilerde sanki bişisi yok gibi geldi oğlumun. sanki daha bi sürü şey almalı. ne giycek bu çocuk diyorum hep kendi kendime. hele az daha zaman geçsin. indirimler bitti,e şimdi herşey ateş pahası. şu zara indirime bi girsin hele. gerçi oğlumla da çıkarız belki. azcık büyür, sonra da doğru gezmelere. atttaya :p dün akşam capitole gittik. gitmişken bi araba baktık. beğendik. gerçi ahmd daha çok yeni gelmiş olan audi R8’e baktı ama.. olsun. :)

Ağustos 28, 2008

Posted in Mer's Baby 5:27 pm tarafından mer

evime geldim. mutluyum… hakkaten insanın evii gbisi yoook. ne kadar tatile gidersen git çok rahat da olursan ol ama evin bambaşka. mutluyum mutlusun mutlu. ne güzel…
bebeğin eşyalarını düzeltmekle geçti gün. ve alışverişle. nelervar neler yok ne lazım yazdım bide. bilemiyorum çünkü ne alacağımı. bari listeliyim de dedim kolaylansın. bi dışarı çıkınca farkediyo insan daha çoook şeyin lazım olduğunu. en ufak şeyden kocaman şeylere kadar. en ufağından bi tırnak makası. bugn aldım ama manikür seti bebeğime :) törpüsü bilem var:) metroseksüel olacak oğlum :) sonra tarakları var minicik. gerçi saçı kıvırcık olursa.. :) neyse.. kıvırcık tatlı bi bebek olur inşlh. gerçi şimdiden çok yaramaz bakalım nler görücez sayesinde.
öle işte…

Temmuz 27, 2008

Posted in Mer'i Haller, Mer's Baby 9:42 am tarafından mer

geçenlerde bi toplulukta biri dedi ki; “bebek annenin yedikleriyle değil, hissettikleriyle beslenir.”
sevdim bu sözü. hakkaten eskisi gibi artık 2 kişilik yemek vb. şeyler yok. artı zaten bebek kendine ihtiyacı olanı alıyor değil mi? abartmaya gerek yok. tabii ki bi bakımdan da yediklerimizle de beslense de önemli olan hakkaten hissettiklerimiz gibi geliyor. en çok da beni düşündüren şu; hani 2 tane çocuğu vardır birinin. ama biri çook farklıdır biri çoook farklı. bunlardaki farklılıklar nedendir? aynı anne ve babanın yanında büyüyorlar halbuki değil mi? işte burda geliyoruz konuya. bence hamillelikte geçirilenler etkiliyor çocukları. belki bi film bile etkiliyor olabilir. tvnin zaten o kadar büyük bi etkisi varmış ki. Allahtan yaz mevsimi. buralarda tv hiiç açılmıyor. çok şükür. eve bi ara gittiğimizde şaşırdık bile. tv gereksiz bi olay. zaten eve gidince oda düzenlemelri sonucunda oturma odasına bilgisayar gelecek böyleliklee tv byebyeee…
işte ne diyordum izlenenler,hissedilenler.. hepsi bebekleri etkilemekte. zaten ilk başlar o kadar önemli ki. her dediğine dikkat etmeli insan. bi insan yetişecek. çok önemli olaylar bunlar. Allah yardımcımız olsun… moraller bozulmasın..
ama bozulmuyor mu? bozuluyor. napalım ki… boşverelim gitsin. şu dünya da hiç ama hiçbirşey takmaya değmez. neler neler taktık kafamıza,üzüldük kimbilir.şimdi umrumzda mı acaba? boşverelim.. ve çok şükür unutuyoruz diyelim. unutmasak halimiz nicedir…
5 ay oldu da sanki yıllar geçti. yarıladık yolu ama gene de insan bekleyemiyor işte. çok merak ediyor. tipini,sesini,ağlamasını bile. ne kadar ilginç birşey ya. önceden de biliyosun sonuçta. hamilelik nedir ne değildir falan. ama içinde 2 tane kalp olduğunu düşünmek bile o kadr garip ki. Allahın nasıl bir mucizesidir ki. hiç bir çaba sarfetmeden neler oluyor neler halbuki. her bi okuduğumda haftamı şaşırıyordum. kemikleri gelişti. böbrekleri gelişti vs. nasıl oluyor hiç farkında bile değiliz ki. Allah bozmasın ne dyim.
ama tabii ki farkında olmasak ta neler olup bittiğinin farklılaşıyoruz. anneme zamanında doktoru demiş ki aklına gelen ne varsa sende ki herşeyin değişir. kolay bi iş değil demiş. hakkaten kendime baktığımda görüyorum hiisediyorum farklılıkları. yüzüm bile değişti. kilo almak falan dışında tabii ki. hamilelik maskesi denen birşey ortaya çıkmış. izler mizler. sonra gidermiş. ama sanırım 5. aya gireli azaldı. ilk çok çirkinleşmiştim sanırım. sonra ellerim. her sabah uyuşuyor. tlfnun alarmını bile kapatamıyorum.sonra düzeliyor ama korkuyorum. ayaklarım desen… ama olsun.. oturuken salıncakta birilerini hissettim. yeni yemek yemiştim. teşekkür etti sanıyorum :) canım.. ben de seni :)