Mart 26, 2011

Korumalı: hoppala yavrum yaz geldi

Posted in Ondan bundan 8:37 am tarafından mer

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Mart 7, 2011

Korumalı: yeni yazı

Posted in Ondan bundan 7:42 am tarafından mer

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Eylül 29, 2010

Korumalı: böyleyim

Posted in Ondan bundan 7:09 am tarafından mer

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Eylül 25, 2010

Korumalı: tezz elden

Posted in Ondan bundan 3:33 pm tarafından mer

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Mayıs 14, 2010

hep emre yine emre

Posted in Ondan bundan 11:29 am tarafından mer

aman artık okuyanım falan da kalmadı. zaten fena halde gizli blog açasım geliyor bazen. ama duruyorum. 2 blogu hallettim de o kaldı bide. zaten yılar geçti. bizim ilk başladığımızda ooo ne kadar da az kişi vardı. şimdi ise a diyen yazıyor, 2 kelimeyi bir araya getiren ise google reklamını bile kapıyor. ah google.. hobirikse hala vermedin reklam. ya da ben mi ayarlayamıyorum anlamadım. neyse…

bayadır yazmamışım ki doğumgünümden beri. zaten arada bilgisayar bozuldu falan. gerçi 1 hafta sürdü sanırım. bizde laptop aldık.
iyi de oldu.
günler havalrın güzelleşmesiyle, Emreciği oyalamaya çalışmakla geçiyor. günden güne değişiyor hakkaten. çok çok gelişiyor. maşalh. gözünün ömnünde birşeyler öğrenince küçücük adam insan bi garip oluyor. çok mutlu oluyorum anladığında beni. ne ki daha 1buçuk senedir dünyada. ve artık herşeyi anlıyor. hatta direniyor bana.. yeri geliyor inatlaşıyor. ama bi anni diye sarılıyor ki.. gerçi herkese oyuncak köpeğide dahil anni diye sarılıyor :) maşallh oğluma…

Emre şuan uyuyor,uyanıp yemeğini yediğinde geç olmazsa parka gidelim bari. o kadar eğleniyor ki. ve mutluluğu gözlerinde görmek o kadar güzel ki.. maşallh..

hep emre hep emre. bunları onun bloguna yazmam gerkiyor halbuki..

Mart 16, 2010

arrıza

Posted in Ondan bundan 8:21 pm tarafından mer

spordu,arkadaştı,sohbetti,alışverişti,marketti… buınlar hiçbirşey olsa da insanı zinde tutuyor biliyor musun blog. değişiklik insana yarıyor.
hele de hep bebeyle olunca ara vermek iyi oluyor.  bu günler iyi geçiyor  o yüzden. daha çok insanla görüşmek daa çok yere gitmek… boş mu? yok değil valla..
ama ütülerin birimesi hiç hoş değil. bi kızım olsa 15 16 yaşlarında alış kızım diye yaptırsam ütüleri :)) daha buna çok var sanırım :) daha bi kzım bile yok :)
oğlumu da o şekilde yetiştiremem ki :)

sizlerinde ınternet bağlantıları sık kopuyor mu? hiç bir değişiklik yapmıyoruz ki. neden bu kadar sık bağlantılar kopuyor ve arayıp arıza kaydı çıkarmk  zorunda kalıyorum ki…

Temmuz 30, 2009

sıra sıra emre

Posted in Ondan bundan 10:52 am tarafından mer

7 ay 3 hafta 3 günlük. daha geçenlerde ne zaman dönecek dediğim bebeğim artık kendi kendine kalkıyor ve sıralıyor koltukları. şimdi ne zaman yüricek diyoruz yakında dur koşma oğlum diyebiliriz :)
Emre tam oyun zamanında şuan. her an oyun istiyor ce e ce eler, kuş sesleri,şaşırma ifadeleri falan filan. herbişeye glüyo maşallah. o güldükçe de benim içim gülüyo. tabi bazen sıkılıyorum oyun oynamaktan ama. napalım ya yavru o.. :)
misafirlikler sürüyor bu arada. ben gidiyorum bana geliyorlar. hareketli geçmesi en güzeli zamanın. ama daha çok daha çok hareket lazım. gidip ipi bulucam ip atlamak istiyorum :p yanıp tutuşuyorum ip atlamak için o derece. :)

geçen gittiğimiz bi yerde her 5 kişiden 2sinde iphone vardı.  çok canım çekti bilemezsin blog. ahmde dedim eve gelirken iphone bitmiş alıver diye. bakkalda da bitmiş alamadı :( belki başka  bahara..

———————————————————————

benim çocukluğu hatta nerdeyse bebekliği yok yok en fazlaa 10 yaşımı bilen biri ile aynı anda çocuk sahibi olmak çok garip oluyor blog. bi kere sana o çocuk diye bakarken sen ona nerdeyse teyze gözüyle bakarken birden yaşıt gibi oluyosun. e bu durumda yanan ben olyorum ki.. aslında ben gencim :)

genç menç diyoruz da 26 olmuşum. inanamıyorum ki…

Temmuz 9, 2009

ttt ( tarifsiz tavuklu tart)

Posted in Ondan bundan 8:17 am tarafından mer

bebeğiniz doğar.. sonra hastaneye eve gelenler.. hoş zamanlar… güzel iltifatlar..
_çok tatlı bi bebek maşallh
_çok şeker ya nası tatlı nası
_ah ne güzel bebek yumuk yumuk
_ay tombul tombul şuna bak. canımmm
falan filan.. tamam canım Allah razı olsun öle yumuktu oğluşum. her bebek gibi :)
amaa şöyle 4-5 ay geçip tekrar görüştüğünüzde ki cümleler manidardır.
_ ay ne kadar tatlılaşmış doğduğunda neydi o öyle..
_ ne kadar da büyümüş serpilmiş güzelleşmiş, yumuk bişeydi canım..
_ çok şişkoydu iyi olmuş böle.
boya gitti ablaları boya.. :p
aslında kilolu bi bebek emre ama benim gibi yayilmış bi kilosu var. çok belli etmiyo :)neyse öle işte…

yazıcam yazıcam kaç zamandır ama pek heveslenemedim. çünkü pek sıkılgandım. özellikle dün. havada bişi mi vardı nedir. bi sinir bi sıkıntı bi bunalım.. amanın. akıllara zarar. oturdum ağladım bile. emrede garibim ilk defa ağlayan insan gördüğünden şaşkın şaşkın bakakaldı. ama öncesinde ısırmıştı beni. o zaten damarıma dokundu ya sende ısırıyosun oğlum zaten canım sıkkın deyip başladım hüngür hüngür. sonra niye evlendim dedim ben. derdim var dert anlatacak biri cepte olsun diye. hemen aradım ahmd. ahmmdd çok sıkıldım ben çok fenayım bıdıbıdıbıdı başının etini yedim. ii de oldu kocca çiçekle geldi :) al oyalan bunla :)) ben gene tabi bişi buldum diyecek. yani bahçeli evdeyiz her yer çiçek, çiçek mi alınırmış. :p yok canım latife tabi. memnun oldum azcık geçti sıkıntım şükür. sonra zaten yemek falan derken unuttum herşeyi.
akşam bahçeden topladığımız şeftalileri soyduk,çekirdeklerini çıkardık ve bi güzel blendırdan geçirip şekerle kaynatıp şişelere doldurduk. ahmd çok yardım etti sağolsun. çünkü çekirdeklerinde saklanmış böcekler olabiliyo bende korkuyorum :p neyse.. geçen de vişne yapmıştık kışa meyve suyu almaya gerek kalmayacak inşlh. hele bi üzümlerde olsun da ozaman görün… bu şeftali organizasyonumu yazayım hobirikse bari. :)

sonra geçenlerde bi arkadaşa ( ne isim yazsam bilemedim ) gittik. hobiriks ve yemekzevki olaraktan :)
herşey harikaydı. ortam, yemekler, servis, samimilik.. herşey çok güzeldi. emre salıncakta bi güzel uyudu ki. bayıldım o bölüme :) bide havuz vardı. ben girmedim ama kızlar baya eğlendi. hele eslem zıpzıp atladı durdu. sanırsın 50 kilo :p maşallah ne diyim :))
DSC04478

bide diyeceğin o ki.. o tavuklu tartın tarifini hep bekleyeceğim. ömrüm yeterse deneyeceğim :p

Mayıs 20, 2009

misss

Posted in Ondan bundan 9:56 am tarafından mer

yazma yazma nereye kadar canım. birikiyo birikiyo içimdekiler ama bi türlü oturup yazamıyorum. bazen yazsam da hiç eskisi gibi gelmiyor bana. eski samimiliğim yok sanki :) duruyorum bazı bazı yazarken. ve bu hiiç hoşuma gitmiyor.  ay gidicem buralardan o olacak. sıkıldım zira…

günler zaten hep aynı. ama ne denmiş. bi gün bi güne eşit olmayacak. tabii aslında derin bakarsak güne ,hergün birşey öğreniyoruz. anneliğe dair oluyor tabi bunlar genelde. başka bi emre haliyle karşılaşıp öğreniyoruz, bazen güzelliğini görüp şükrediyoruz. evet evet bu günlerdeki en güzel şey şükür. şükür etmeyi bilmek güzel ama şükür edecek şeyler görmek çok daha güzel. öle işte. çok şükür halimize..

emre artık dönüyor fıldır fıldır,sonra ek gıdaya da başladık. tabii haliyle eski mis kokulu kusmuklarımızdan kakalarımızdan eser yok artık :) hepsi bildiğin kokular işte.. :)
tabi dişlerde gelmeye devam ediyor. dün ilk defa babasına bıraktım Emreyi ve pazara gittim. arayıp bu çocuğun ağzı kanıyo dediğinde çok korktum başka bi sandım. meğer dişi patlamış, ve azıcık kanamış. yavrum benim ya.. şimdi az huysuz,huzursuz gibi.öle…

bide yaz geldi. nerden mi anladım ençok? domates kokularından.. ahmd ise kızartma yemeğinden:) ama camımızın önündeki domates fideleri öle güzel kokuyor ki.. vaktiniz varsa gelin koklayın. şükredin..

Mart 20, 2009

Posted in Ondan bundan 9:29 pm tarafından mer

“çok güzel biriyle cetleş” yazmış gugıla.. benim bloga gelmiş insanlık.. :) çok güldüm.. umarım umduğunu bulmuştur başka yerlerde :)

emrenin fotoğraflarnın seçtim birazönce. çıkarttırayım dedim. bi albüm hazırlıyım bebeğime. bide nolur nolmaz bilgisayardan silinir bişi olur.

Mart 9, 2009

sami abi msne eklesenee

Posted in Ondan bundan 8:22 pm tarafından mer

Kaaç senedir blogcuyum ben böyle şey görmedim. Bir yazıma hiç bu kadar çok yorum almamıştım. çok derken az buz değil. tam 1726 yorum.. gerçi benim pek etkim yok bunda. insanların ııı neyse.. işte yazı şu ..
bi ara açmış olduğumuz blog. Ahali. amaç neydi bilmiyorum. ölesine yazmak içindi işte. baktım da baya bi yazmışız. neyse tabii benim bir yazım o kadr tutuldu ki anlatamam. sami yusf için yazmış odluğum ufak şeylerdi. insanlar akın akın sadece o yazıya geliyorlar. benim yazım altında msn verenler mi dersiniz tanışanlar mı.. ben bu sitede yeniyim merhaba arkadaşlar diyen mi.. aşklarını haykıranlr, hayıır ben daha çok seviyorum diyenler, hayır evlenmiş olamaz yoksa ben ölürüm diye ölenler.. bi kaç örnek vereyim ;
_ esselamun alykm.bu siteyi hazırlayan ekibimize ALLAH razı olsun we bazı iletilerrimiz war:
bizden galiba şikayetçisiniz.kavga gürültü diye.bişi solicem.siz hep kavga gürültümüzü görüosunuz.hiçç bu sitede hadis yazıpta ezberlediğimizi görmüosunuz.ne kadar güzel arkadaşlıklar kurduğumuzu görmüosunuz.
_ S.A  Herkese hayırlı günler..böyle güzel bi sitede ortak düşünceleri paylaşmak gerçekten çok hoş.aynı inançla düşündüğümüz arkadaşlarımızla böyle yerlerde buluşmak güzel
_ Ama çok qüzel bi noktaya temas etmişsin.. qerçekten bu sitenin sahibi, o mübarek şahsiyet nerelerde yaaw
ve böyle uzar gider.. buralardayım arkadaşlar. yanlz sitenin şifresini hatırlarsam bi iki çift laf atıcam sizlere.. :)

Şubat 5, 2009

Posted in Ondan bundan 11:46 am tarafından mer

böyle bazı zamanlar geliyorlar bana. hani soldan soldan gelme var ya bana da herbiyerden geliyorlar. kimler?? afakanlar.. herzaman değil ama gerçekten herzaman değil istediğim herşey olsun istiyorm. bu aralar işte. birşey söylediğimde karşımdaki mırın kırn edip kabul etse dahi dayanamıyorum. yok olacak başka çaresi yok. olacak ve herkes bundan zevk alacak bi ben değil. yani insnların da mutluluğu önemli ama. ama zorlada olsa olsun işte. yoksa bunalıma girmeye az kaldı :p
yok aslında memnunum hayatımdan. bi sorunum yok. ama başka birşey de yok. hergünün aynı geçmsinden sıkılıyorum çoğu zaman. değişik keyifleneceğim şeyelre ihtiyacım var. öyle çokdeişik değil canım. sadece sevdiğim şeyleri yapmalıyım biraz. sahilde gezmeliyiz mesela. oturmalıyız öle boşboş. sonra ne bliym bi kahve dünyasında oturup beyaz çikolatalı makiyato içmeliyim, yanında  da günün cheesecakeki. sonra ordan doğru alışveriş merkezi. her dükkana girip çıkayım almak zorunda değilim valla. ufak tefek alsam yeter :) maksat gezmek boşboş… sonra sinemaya gidebiliriz bide. çok sık gitmezdik ama gidemiyoruz ya çokcanım çekiyor. öle işte.
bunların dışında. ev güzel, bebeğm çok güzel. herşey yolunda çok şükür. artık baya baya gülümsemelere başladı. o kadar mutlu oluyoruz ki her gülüşünde. analık, babalık.. anlıyoruz işte gün geçtikçe. şimdi uyuyor saç kurutma makinası eşliğinde. kuaföre gitsem demek ki bu çocuk baya bi uyuyacak. en kısa zamanda gideyim en iyisi.
yarın 2 ay kontrolune gidicez. hadi hayırlısı bakalım ne kadar büyümüş..

Ekim 28, 2008

bıktım, bıktım, bıktım, bıktım

Posted in Ondan bundan 7:16 am tarafından mer

şu biliyorsunudur bana kitap al, sütü seven kamyoncu, esmeralda gibi videolar var. onlara bakıyordum dün. gülmeye ihtiyacım oluştu, gezindim durdum tabir-i caizse salak salak. bide bişi daha izledim 6-7 kişi hızlı hızlı bişiler diyor. herkesin bi kelmesi var. hızlı hızlı tekrar ediyorlar. çook salak bişi. zaten salaklık komik olan. bak şimdi beni dava  falan etmesinler. hoşuma gitti. benim bile yapasım geldi. bi çocuk mesela bıktım bıktım bıktım diyor sadece, biri de musluğu açtım tıpasını taktım.. falan filan işte. eğleiyorlar önemli oaln o. melda ile olan bazı videolarımız vardır ki.. bi izlense.. kesin meşhur oluruz. bizim de tabii ki salaklıklarımız var geçmişten. gene biraz fazladursak yapacağımız şeyler bence ama:) şimdilerde oturduğumzda çoluk çocuk, temizlik, yemek bunları konuşuyoruz. tipik ev hanımları yani. aslında bigün yapmalı, sadece eğlenmeli… bazen saf saf salak olmalı insan. özlüyorum inanın ki..

bugünlerde bi yandan ağzımın tadı yokken, bi yandan da çok yemek yiyesim var. özellikle tatlı krizindeyim sanırım. inadına evde de sadece çikolata var. çikolata ayrı biş olay daha başka bişiler istiyorum ama ne istediğimi ben bile bilmiyorum. bazen böyle oluyor. ne istediğimi bilmiyorum..

wordpressi de sevdim. umarım kapanmaz burası. hadi kalın sağlıcakla..

nermin geldi. temzilik yapıyo şuan. bende etrafı toplamaya devam etmeliiym. onunla da ortak işe giricem :) bebek şekerlerini örüyor sağolsun.. en yakın zamanda sadece hobirikste.. :)

Ekim 13, 2008

Posted in eski 11:22 am tarafından mer

peynirli domatesli sandiviç yerken bi blog yazmak geldi içimden. belki de hala neyin eksik olduğunu bilmediğimden. peynirli domatesli bi sandiviçin yanına bişi daha olmalıydı. ama bi türlü aklıma gelmedi gelemedi. zaten sandiviçte bitti. :)

birazdan yemek yapmaya gidicem. tabi herzamanki gibi en basit şey olsa bile bi bakmak lazım kim nasıl yapmış falan. çok kötü bişi bu aslında. hiçbişi aklımda olmuyor sanki. herşeyi ınternetten bakmak istiyorum. bi ara ınternet bağımlılık yapıyor insanlar doktorlara gidiyor falan diye haberler çıkıyordu. artık o haberi yapanlar da dahil doktorlar da dahil bağımlı olduklarından herhalde hiç haber yapılmıyor. ınternetin faydaları çıkıyor hep. gerçi tabi sorunlar da var. nice ailelerin yuvaları yıkılıyor, nicesi üzülüyor, dertleniyor, fena şeyler oluyor işte. Allah beterinden uzak tutsun bizleri. ve bizler yemek tarifleri bakmaya, kah eğlenmeye kah rızkımızı çıkarmaya devam edelim masum masum…

( peynir domates acaba yanına çay mı yapsaydım?? )

dün 2 sene önceye gittim. moralim bozuldu gene. bunalıma girdim. depresyondayım hatta. böle eski fotoya bakmadan bakınca normal gözüküyor herşey ama.. bi insan 2 sene de ne kadar değişebilir ki… hele bi beklenen gelsin de… 10 sene önceeye dönmeyi planlıyorum… :p

yok bu kadar da küçülebileceğimi sanmıyorum :)
bence peynir+domates+simit üçlüsünü özlemişim ben. e çaysız da olmaz tabi.
hadi yemek vakti. tabi devamında temziliğe devam… ne zaman biticek ki bu işler? hiiç…

Şubat 26, 2008

Posted in Ondan bundan 9:20 am tarafından mer

yazık yok çok komik.. bi yardım eden olsaymış ii olcakmış..

Ocak 31, 2008

Posted in Ondan bundan 11:21 am tarafından mer

bu sezen aksu nedir böyle. fabrika gibi maşallah. bu şarkı da çok güzel olmuş. güzelde söylenmiş. valla ya hayret…
birden müzik değişiyor bambaşka oluyor sanki. ama hepsi birbirinin içinde. herşey birbirine uygun. matematiksel formüllerle yapıyor belki de.

Ocak 29, 2008

Posted in Ondan bundan 12:38 pm tarafından mer

islamic tişörtçü. hoşmuş :)

Kasım 29, 2006

mutluluk…

Posted in eski 10:41 am tarafından mer

güneşli günlerin en güzelini, zamanların en dinginini, anların en mükemmellerini yaşadığımı farkettim. bir isim vermek gerekti halime. düşündüm bulamadım. ama herşey isimden ibaretti belki. her işin başı da bir isimdi. ve esirgeyen bağışlayanın ismiyle başlamayı uygun görmüştük biz. başlamamız bir isimdi devamı ise sadece duadan ibaretti.
çok sakin oldu onu sevişim. yağmur gibi. hani yağar yağar da farketmezsin yağmurun güzel yağışına dalmışken neler olduğunu. birden yağmura kapıldı kalbim. anlayamadım bilemedim, sevmişim…
gün geldi acaba dedik biz. yaradanın ismiyle başlamış olmak, hayırlısını dilemek yetmişmiydi? tanımışmıydık biz bizi? bunları düşünürken gün geldi korkuttu yaradan.
kaybetme korkusu yerleşince kalbe… biz, biz olmuştuk…
aşkı besleyen en büyük ateşin inanmak olduğunun bilgisiyle, inanmak istedim bizim sonsuzluğumuza. ama inanmak neydi ki? kalbin mi fikrin mi nefsin mi eylemi?
anlamıştım..
kalbim de, fikrim de, nefsim de onundu. ben o’ydum. o? ben..

ben sevmiştim.. o sevmişti..
söz vermiştik..13 ekimdi..

o günden bu güne değişen hiçbirşey yok. duygular,düşünceler hep aynı.
farkı, yüzüklerimizin içinde isimlerimiz yazılı… ve tarih kasım 25 , ismimiz artık nişanlı..

Eylül 21, 2006

Posted in eski 5:49 pm tarafından mer

yüzünü bile görmek istemiyorm
yoluma çıkmasan iyi edersin.
sözlerim sana ağır mı geldii?
kalbini mi kırdım afedersin…

nasıl da neşeli söylüyor bu şarkıyı demek akalın değil mi? ayrılmış, bitirmiş ama bi neşe var gözlerinden belli. evet evet beni de görseniz nasıl mutluyum. nasıl gözlerimin içi gülmekte anlatamam. ve aynı şarkıyı bende mırıldanarak ayrılıyorum. gözlerimin içi gülüyor, dişlerim inci gibi, evet evet nerdeyse gülmekten gamzem çıkacak.
seneler nasıl da hemen geçiveriyor değil mi? 1buçuk senedir blogblogblogluyorz buralarda. değiştiremedik de, gidemedik de.. teşebbüs etmişliğimiz çoktur ama hep birileri vazgeçirmiştir. ama şimdi blogdan vazgeçme zamanıdır. yeni yeni olaylara yelken açmalı olmazsa yüzmelidir.
insanoğluyuz işte. neyden sıkılmıyoruz ki. gün geliyor blogdan sıkılıyoruz gün geliyor arkadaştan. hep yanımızda olan ne peki? dostlar…
ne lazım insana biliyormusunuz? gerçek dost.koruyacak, gözetecek, sevecek, ilgili, sevgili olacak. blog mlog bahane… dostluklar şahane efendim..
ne demiştim sıkılıyoruz işte. hani gerçek şu ki blog yazmaktan sıkılmadım. ve muhtemelen ben evde yazmaya devam edeceğim. belki gün gelip lamer kitapçı raflarında olur? he ne dersin hoş olmaz mı? :p aman abartmaya gerek yok. :) neyse dediğim gibi yazmak güzel şey. ve ben çok çok çok daha iyi ifade ediyorum yazmayla kendimi. şimdi diyecceksin ki ey okuyucu. bu mudur yani iyi ifade. hiç konuşmayı bilmiyor demek ki bu kız. (soralım) bilmem doğrudur belki. konuşmayı bilmem. yazmayı da bu kadar anca işte. mazur görmeli.
beni okuyan,okumayıp göz gezdiren,merak eden,arada bi yorum yapan, anonim olarak beni unuttun yazan, link veren ( özlkle la bün(ki blog olayında son noktamdır:p)), sinirlenip linkimi kaldıran, link vermemi isteyen, link vermedim diye kızan,blogdan doğru gerçek hayatta görüştüklerim, canı gönülden görüşmek isteyip bi türlü görüşemediklerim,msn de ilerleyen dostluklar,biten dostluklar… çok uzattım.. :) hepinize teşekkürü bir borç biliyorum. teşekkür ediyorum…
belki biyerlerde bloglamaya devam ederim bi müddet.

öle işte.. :)

Eylül 20, 2006

Posted in eski 4:37 pm tarafından mer

filmlerde dizilerde en kolay rol aslında ağlamaktır. üzüntülü bir an getirirsiniz aklınıza. öyle ağlarsınız işte. eğer olmuyorsa soğan kullanırsınız o gözyaşını ne yapr ne eder çıkartırsınız. ama gülmek öyle değil. geçmiş senelerde ki asmalı konak dizisinde özcan denizin bir gülme sahnesi vardır. hep aklıma gelir yalan gülüşler gördüğümde gerçek hayatta. öyle bir güler ki hani msnde hahaha derler siz acaba alay mı ediyor yoksa gerçek bir gülüş mü anlayamazsınız ya. işte öyle birşeydi. o kadar yapay ve o kadar yalandı ki. ve ben dedim ki içimden Allah tan bu bir dizi. yoksa bir insanın yüzünden sahte gülüşler görmekten kötüsü yok. hele tanıdığınız bir insan sizi, sahte gülüşlerle karşılıyorsa… aslına bakarsanız sırf gülüş de değil sahte bir bakış bile insanı yaralamaya yeter. görmek istemiyoruz sahte insanlar hayatımızda. bir gerçek gülücük dileğimiz…
öle işte…

Sonraki sayfa